İngiltere Başbakanı Andy Burnham, ülkesinin Avrupa Birliği'ne (AB) yeniden katılımını seçeneklerden biri olarak değerlendirebileceğini açıkladı. Burnham, Brexit'in ülkesine "faydadan çok zarar verdiğini" belirterek, AB ile ilişkilerin yeniden şekillendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Burnham, mevcut düzenin sürdürülmesi, gümrük birliğine katılım, tek pazara dönüş veya AB'ye yeniden üyelik gibi seçenekleri incelediklerini söyledi. Bu seçeneklerin artı ve eksilerini değerlendirerek en uygun yolu belirlemeyi planladıklarını belirtti.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Burnham'ın açıklamalarına olumlu yanıt verdi. Macron, İngiltere'nin AB'ye yeniden katılmasının Avrupalılar için "çok güzel bir haber" olacağını belirterek, "Tekrar hoş geldiniz" dedi.
Macron, AB'nin sunduğu özgürlüklerden faydalanıp diğer yandan işine gelmeyen şeyleri reddetmenin mümkün olmadığını ifade ederek, İngilizlere "AB'ye dönün" çağrısında bulundu.
İngiltere'de kamuoyu desteği de yeniden katılım lehine artış gösteriyor. Profesör Sir John Curtice'in verilerine göre, İngilizlerin yüzde 61'i AB'ye yeniden katılmayı destekliyor.
Ancak, bazı uzmanlar, İngiltere'nin yeniden üye olması durumunda geçmişteki ayrıcalıklı koşullara sahip olamayabileceğine dikkat çekiyor. Ülkenin Avro bölgesine katılım, Schengen pasaportsuz seyahat alanı gibi gerekliliklerle karşılaşabileceği ve geçmişte Margaret Thatcher tarafından müzakere edilen bütçe indirimini (rebate) alamayabileceği belirtiliyor.
Öte yandan, eski Tory bakan Michael Gove gibi isimler, Brexit sürecini yeniden açmanın toplumda hayal kırıklığı yaratacağını ve Brüksel'e yeniden yetki devredilmesi anlamına geleceğini savunarak karara tepki gösterdi.
İngiltere'nin AB'ye yeniden katılımı, ülkenin gelecekteki ekonomik ve siyasi yönelimi açısından önemli bir dönemeç olabilir. Bu süreçte, AB ile ilişkilerin nasıl şekilleneceği ve hangi koşullarda gerçekleşeceği, hem İngiltere hem de Avrupa için belirleyici olacaktır.












































