Küresel altın piyasasında önemli bir değişim yaşanıyor. Asya ve Afrika'daki başlıca altın üreticisi ülkeler, ürettikleri altını uluslararası piyasalara sunmak yerine kendi merkez bankalarının rezervlerine aktarmaya başladı. Bu strateji, küresel altın arzını daraltarak fiyatlar üzerinde baskı oluşturuyor.
Özellikle Çin, son yıllarda altın rezervlerini düzenli olarak artırarak küresel altın talebini destekliyor. Çin Merkez Bankası'nın altın rezervleri, 2026 yılı itibarıyla 2.346 tona ulaşmış durumda.
Türkiye de bu eğilime katılan ülkelerden biri. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) altın rezervleri, 2026 yılı itibarıyla 531 ton seviyesinde bulunuyor.
Bu gelişmeler, Batılı rafinerilere ulaşan altın arzının zaman içinde daralabileceği endişesini artırıyor. Uzmanlara göre, üretici ülkelerin daha fazla altını kendi sınırları içinde tutması, uluslararası piyasadaki arz üzerinde yukarı yönlü bir baskı oluşturabilir.
Merkez bankalarının altın alımları, küresel altın piyasasında önemli bir destek unsuru olarak öne çıkıyor. Doların küresel rezervlerdeki payının gerilemesi ve özellikle Rusya'nın rezervlerinin dondurulmasının ardından ülkelerin rezervlerini çeşitlendirme isteğinin güçlenmesi, altının stratejik önemini artırdı.
Bu eğilim, altın üreticisi ülkelerin küresel piyasalardaki etkisini artırırken, uluslararası altın ticaretinin geleceğini de şekillendiriyor.








































