Ağrı, Batman, Bingöl, Bitlis, Dersim, Diyarbakır, Hakkâri, Iğdır, Kars, Mardin, Muş, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak ve Van baroları, 14 Ekim 2026 tarihinde ortak bir açıklama yaparak, Halk TV'nin merkez binasına polis ekiplerinin girmesi, kanala kayyım atanması ve yayınlarının durdurulmasına tepki gösterdi.
- Açıklamada, basın özgürlüğünün demokratik hukuk devletinin vazgeçilmez unsurlarından biri olduğu vurgulandı. Anayasa'nın ve maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin maddesiyle güvence altına alınan bu özgürlüğe yönelik müdahalelerin, kanunilik, demokratik toplumda gereklilik ve ölçülülük ilkelerine uygun olması gerektiği belirtildi.
Son dönemde basın kuruluşlarına, gazetecilere ve muhalif kesimlere yönelik operasyonların artmasının, hukuki süreçlerin muhalefeti dizayn etme ve eleştirel sesleri susturma aracı olarak kullanıldığı yönündeki kaygıları derinleştirdiği ifade edildi. Bu müdahalelerin, halkın farklı görüşlere ulaşma ve haber alma hakkını tehdit ettiği belirtildi.
Toplumsal barışın ve demokratikleşmenin tartışıldığı bir dönemde, muhalif seslerin baskı altına alınmasının ve temel hakların daraltılmasının demokratik toplumun inşası hedefiyle bağdaşmadığı vurgulandı. Açıklamada, basın özgürlüğüne yönelik kayyım uygulamalarının ve müdahalelerin şiddetle reddedildiği, yargısal süreçlerin siyasal amaçlarla kullanılmaması ve halkın haber alma hakkının güvence altına alınması talep edildi.
Barolar, hukukun üstünlüğünü, çoğulcu demokrasiyi ve temel hak ve özgürlükleri savunmaya devam edeceklerini bildirdi.










































