Almanya'da otoban genişletme çalışmaları öncesinde yapılan kazılarda, yaklaşık 2 bin yıllık Roma yolunun 90 metrelik bölümü ortaya çıkarıldı. Arkeologlar, yolun yanı sıra Roma sikkesi, askerlerin ayakkabılarına ait demir çiviler ve Kelt yerleşimine ilişkin izlere de ulaştı.
Güneybatı Almanya’da yeni bir otoban projesi için çalışmalara başlayan ekipler, Drackenstein kasabası yakınlarındaki platonun yol yapımı açısından binlerce yıl önce de kullanıldığını ortaya çıkardı.
Mühlhausen im Täle ile Hohenstadt arasındaki A8 otobanının altı şeride çıkarılması öncesinde gerçekleştirilen arkeolojik kazılarda, yaklaşık 2 bin yıl öncesine uzanan Roma dönemine ait bir yolun izleri bulundu.
Arkeologlar, Svabya Alb platosunda antik Alblimes Yolu’nun bir bölümünü gün yüzüne çıkardı. Kazılarda yaklaşık 90 metre uzunluğunda, beyaz Jura kireçtaşından yapılmış bir yol kesiti ortaya çıkarıldı.
Stuttgart Bölge İdaresi tarafından yapılan açıklamada, Devlet Anıt Koruma Dairesi’nin altyapı koridoru projelerinden sorumlu yetkilisi Dr. René Wollenweber, buluntuların Baden-Württemberg’deki en eski yollardan birinin kökeni, önemi ve kullanımına ilişkin yeni bilgiler sunduğunu belirtti.
Yaklaşık 5 metre genişliğindeki yolun, günümüzde Rottweil ve Heidenheim an der Brenz olarak bilinen bölgelerde bulunan Roma kaleleri arasında uzandığı düşünülüyor. Yolun, Roma İmparatoru Vespasian döneminde, MS 69-79 yılları arasında inşa edilmiş olabileceği değerlendiriliyor.
Svabya Alb, Schaffhausen’deki Ren Şelaleleri’nden Nördlinger Ries’e kadar uzanan, kendine özgü bir coğrafi bölge oluşturuyor. Roma İmparatorluğu, 120 milden (yaklaşık 193 kilometre) uzun olan bu doğal kara köprüsünden yararlanarak plato boyunca sınır kaleleri ve askeri kamplar kurdu. Bu noktaları birbirine bağlayan Alblimes Yolu ise MS 1. yüzyılda Roma’nın Germania Superior eyaletinin kurulmasının ardından ticaret ve askeri hareketliliğin önemli güzergâhlarından biri haline geldi.
Uzmanlar, yolun aynı zamanda Roma İmparatorluğu ile bağımsız Germania toprakları arasında bir sınır işlevi görmüş olabileceğini düşünüyor.
Bölgede 19. ve 20. yüzyıllarda yürütülen saha araştırmaları, Alb surlarının ve bu yapıları birbirine bağlayan bir yol ağının varlığına ilişkin önemli ipuçları sağlamıştı. Son kazılarda ortaya çıkarılan bölüm ise uzmanların bölgesel ağın ana güzergâhı olarak değerlendirdiği yolun varlığına ilişkin yeni kanıtlar sundu.
Kazıları Fodilus ve ArchaeoBW adlı arkeoloji şirketlerinin ekipleri yürütüyor. Çalışmalar sırasında şu ana kadar farklı dönemlere ait çok sayıda buluntuya ulaşıldı. Bunlar arasında, üzerinde muhtemelen Roma İmparatoru Domitian’ın tasviri bulunan bir Roma sikkesi, Roma askerlerinin ayakkabılarından kalma demir çiviler, Geç Bronz Çağı’na ait bir mezar küpü, bronz yuvarlak başlı bir iğne ve bir Kelt yerleşimine ait izler bulunuyor.
Wollenweber, SWR’ye yaptığı açıklamada, Svabya Alb bölgesinde yaşayan insanların kendi kültürel tarihleri hakkında bilgi edinmeyi hak ettiğini söyledi.
Kazıların yaklaşık üçte ikisi tamamlanmış durumda. Wollenweber, Romalıların vagon onarımı ve at bakımı gibi hizmetler sunduğu bir yol istasyonuna ilişkin ipuçlarının da yıl sonuna kadar daha somut bir arkeolojik alana dönüşmesini umuyor.
Kazıların ortaya çıkardığı bir diğer dikkat çekici ayrıntı ise antik ve modern ulaşım güzergâhları arasındaki benzerlik. Wollenweber’e göre bulgular, günümüzde kullanılan ana ulaşım yollarının güzergâhlarının tarihi iletişim hatlarından tamamen bağımsız olmadığını gösteriyor. Coğrafi koşulların, Roma dönemindeki mühendisleri olduğu gibi günümüz ulaşım planlamacılarını da benzer doğal koridorlara yönlendirdiği belirtiliyor.














































