- Bakan Kacır, Giresun'un Alucra ilçesinde Çağırgan Derneği'nin ev sahipliğinde düzenlenen Boyluca Düşünce Kampı'nda akademisyenler, araştırmacılar ve üniversite öğrencileriyle bir araya geldi.
Türkiye'nin güçlü bir insan kaynağına sahip olduğunu vurgulayan Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Türkiye'ye ve Türk milletine yeniden öz güven kazandırdığını ifade etti.
Kacır, yapay zekanın insanlık için önemli fırsatlar sunduğunu belirterek, sözlerine şöyle devam etti:
"Gerçekten pek çok teknoloji başlığından çok daha farklı bir başlıktan söz ediyoruz. Yani çok dar bir alanda sadece bir ya da birkaç sektörü etkilemekten ziyade, hayatın her alanını dönüştürme gücüne sahip bir konudan bahsediyoruz. Bu yönüyle belki elektriğe ya da internete benzetmek mümkün, ancak bu dönüştürücü gücün insanlık yararına kullanılmasının yanı sıra, kötü niyetli kişilerin elinde büyümesi de insanlık olarak bu çağda karşı karşıya olduğumuz en büyük tehdidi beraberinde getiriyor."
Bu gerçekle yüzleşmek gerektiğine dikkat çeken Kacır, "Bu hakikatin farkındalığıyla kendi özgün yol haritamızı ortaya koymak durumundayız. İddialı hedeflerimiz elbette olmalı ama bir yandan da hedefe erişebileceğimiz bir yol haritasıyla hep birlikte gayret etmeliyiz." dedi.
Bakan Kacır, Milli Teknoloji Hamlesi'ne güç vermeye devam ettiklerine değinerek, "Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak öz yeterliliği, kritik teknolojilerde kendi imkanlarıyla kendi ihtiyaçlarını karşılayabilen, üretebilen ve bu alanda rekabetçi ürünleri, hizmetleri dünyaya sunabilen bir ülke olma iddiası adına önemli görevleri olan pek çok kurumu da bu hedef doğrultusunda bünyesinde barındıran bir bakanlığız. Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, Türkiye Bilimler Akademisi, Türk Patent ve Marka Kurumu, Türkiye Uzay Ajansı gibi kurumlar bizim bakanlığımızın şemsiyesi altında çalışmaktadır. Tüm bu kuruluşlarla birlikte Milli Teknoloji Hamlesi'ne, diğer paydaşlarımızla kuvvet vermeye gayret ediyoruz." diye konuştu.
Yapay zekanın bu hikayede çok önemli bir başlık olduğunu vurgulayan Kacır, "Türkiye'nin bu alandaki milli kapasitesini geliştirmek adına neler yapabileceğimizi özellikle yapay zeka yol haritamızla, eylem planımızla Sayın Cumhurbaşkanımız geçtiğimiz ay dünyaya duyurmuş oldu. Yapay zeka stratejimizde dört ana başlık belirledik: 'Fark et, istifade et, üret ve yönet.'" ifadelerini kullandı.
Kacır, her bir kavramın üzerinde titizlikle durduklarını belirterek, "Yapay zekanın kullanımı kavramını çok tercih etmedik. Onun yerine istifade etme kavramını öne çıkardık. Çünkü kullanım iyi istikamette olduğu gibi kötü istikamette de olabilir, kötüye kullanım da mümkündür; ama biz değer oluşturmayı, ondan yarar sağlamayı önceliklendirdik ve bu dört başlığın altında da her alanda devlet olarak 2030 yılına kadarki hedeflerimizi ve bu hedeflere yönelik yol haritasını ortaya koymaya gayret ettik." şeklinde konuştu.
Bir toplumsal farkındalığa ihtiyaç olduğunu dile getiren Bakan Kacır, şunları kaydetti:
"Yapay zeka okuryazarlığının yaygınlaşması gerekiyor. Bunun için önümüzdeki 2 yıl içerisinde 5 milyon vatandaşımıza yapay zeka okuryazarlığı kazandırmaya gayret edeceğiz. Bu program, yapay zekanın günlük hayatta nasıl yararlanılabileceğini değil, aynı zamanda yapay zekanın tüm imkanlarını, fırsatlarını, sınamalarını ve tehdit risklerini bir arada kavrayabilmeyi sağlayacaktır. Bazı alanlarda uygulama profesyonellerine yönelik bir eğitim süreci yaşayacağız ve 100 bin uygulama profesyonelini hızla ülkemizde yetiştirmek istiyoruz."
Kacır, kamu verilerinin yapay zeka geliştiricileriyle paylaşılmasının Türkiye'nin özgün kabiliyet alanlarından biri olacağını belirterek, şöyle devam etti:
"Türkiye, gerçekten bir ölçek ekonomisi oluşturabilecek imkana sahip. Ekonomik ölçeğimiz ve nüfus büyüklüğümüz itibarıyla bu alanda pek çok ülkenin sahip olmadığı fırsatlara sahibiz. Dünyada 80 milyonun üzerinde nüfusa sahip ve kişi başı geliri 15 bin doların üzerinde kaç ülke var diye bakıldığında, 5-6 ülkeden bahsedebiliriz ve Türkiye bunlardan biri. Dolayısıyla büyük bir ekonomik ölçeğe sahip olmamız, 80 milyondan fazla nüfusumuz ve sektörel çeşitliliğimiz, yapay zekanın en önemli unsuru olan veri konusunda Türkiye'ye pek çok ülkenin sahip olmadığı bir fırsat penceresi açıyor. Bu fırsat penceresini, özellikle kamu olarak geliştiricilere aralamayı bir misyon olarak addediyoruz. Bunun için önümüzdeki dönemde bu yıl sonuna kadar tanımlarla ilgili süreçleri tamamlayıp paylaşımını gerçekleştireceğiz."
Yaklaşık 2 bin kamu veri setini Türk yapay zeka geliştiricilerinin istifadesine sunmayı amaçladıklarını vurgulayan Kacır, "Eğitimden sağlığa, enerjiden ulaştırmaya, finansa kadar pek çok ülkede yapılandan daha hızlı sonuçlar doğurabilecek birçok fırsat, Türkiye'nin kendi milli yapay zeka geliştirici ekipleri tarafından ortaya konabilecektir. Bir yandan dijital altyapıyı güçlendirmemiz kritik. Bu alanda da hedefimizi ortaya koyduk. Türkiye'de yaklaşık 250 megavat veri merkezi kapasitemiz var. Bunu hızla 1 gigavat düzeyine çıkarmayı amaçlıyoruz; burada özellikle yapay zeka kapasitesini önceliklendiriyoruz." dedi.
Bakan Kacır, Türkiye'de kritik teknoloji yatırımlarına yönelik HIT-30 Programı'nı hayata geçirdiklerini belirterek, şunları söyledi:
"High Technology 30, yani 2030 yılına kadar Türkiye'nin 30 milyar dolar devlet desteğiyle hayata geçirmeyi hedeflediği yüksek teknoloji yatırımlarına gerçekten ayrıcalıklı imkanlar ve fırsatlar sunuyoruz. Yatırım teşvikleri sağlıyoruz. Son çağrılarımız için veri merkezi ve yapay zeka başlıklarına özel bir pencere ayırdık. 3 milyar dolara yakın devlet katkısıyla, 10 milyar dolara yakın bir veri merkezi ve yapay zeka yatırımını ülkemizde hayata geçirmeyi amaçlıyoruz."
Yapay zeka donanım yatırımında Türkiye'nin çok akıllıca hareket etmesi gerektiğini ifade eden Kacır, şu değerlendirmede bulundu:
"Teknoloji, geriden gelmekte olanlar için bir fırsattır. Yani bu teknolojinin içinde bulunduğu devinimler, geriden gelenlere yeni imkanlar sunar. Bizim de her alanda teknoloji yarışında bu fırsat pencerelerine yönelmemizin akıllıca olduğu değerlendiriyoruz. Bunu yaptığımızda daha iyi sonuçlar elde ettiğimiz gözlemleniyor. Bunun en iyi örneklerini savunma sanayinde gördük."
Kacır, insansız sistemlerde Türkiye'nin gerçekten dünyada öncü ülkeler arasına geldiğini vurgulayarak, "Bir havacılık ülkesi değilken, helikopter ve uçak üreten bir ülke değilken, şimdi insansız hava araçlarında ve dron teknolojilerinde dünyada en ileri kabiliyetlere sahip ve pazarın büyük çoğunluğuna sahip bir ülke haline geldik. Dolayısıyla geleneksel alanlarda başkalarının ayak izlerini takip etmek yerine, kendi özgün yol haritamızı ve paradigma değişimine yönelik fırsatları değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyoruz. Burada da özellikle donanım yatırımlarında dikkatli hareket etmeye gayret ediyoruz." şeklinde konuştu.
Türkiye'de dijital kapasite oluşturmanın önemine dikkat çeken Kacır, 2030 yılı itibarıyla veri merkezi kapasitesini 1 gigawatta çıkarmayı hedeflediklerini ifade etti.
Kacır, kamu yatırımlarının en az yüzde 2'sinin yapay zeka projelerine yönlendirileceğini dile getirerek, 2030'a kadar tüm bakanlıkların yatırım programlarında yapay zeka projelerine öncelik vereceğini kaydetti.
Türkiye'nin yapay zeka ekonomisi oluşturma konusunda önemli bir fırsata sahip olduğunu belirten Bakan Kacır, başkalarının modellerine bağımlı kalmadan kendi çözümlerini geliştirmenin önemine işaret etti.
Kacır, yapay zeka dil modellerinin günlük hayatta yaygın olarak kullanıldığını ifade ederek, "Sizler bunların handikaplarını da çok yakından takip ediyorsunuz. Halihazırda yaygın olarak kullandığımız dil modelleri, aslında tırnak içinde farkında olmayan fahri geliştiricisi olduğumuz modellerdir. Yani bir yandan biz onlardan yararlanırken, çoğunlukla onlar da bizden fazlasıyla yararlanmaktadır. Bunun da ötesinde, eğitildikleri veri kümeleri itibarıyla bir kültürel dünyaya ait bu dil modelleridir." diye konuştu.
Türkiye'nin kendi dil modelini geliştirmesi gerektiğini vurgulayan Kacır, "Bizim kendi dil modellerimizi mutlaka geliştirmemiz lazım ve özellikle burada ifade etmeye çalıştığım gibi ekonomik tarafta sektörel veri setlerine ilişkin çalışmaları hızlandırmamız gerekiyor." dedi.
Kacır, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak imalat sanayisine yönelik veri altyapısının güçlendirilmesine önem verdiklerini vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı:
"Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak doğrudan sorumlu olduğumuz imalat sanayimizin aynı veri setleriyle, aynı veri tablolarıyla konuşmasını sağlamamız ve bunun da yerli yapay zeka geliştiriciler için bir fırsat oluşturması gerekiyor. Nihayetinde geliştirdiğimiz dil modellerinin, yaygın kullanılan dil modelleri kadar büyük veri ile beslenmemiş olsa da, daha özelleşmiş alanlarda daha iyi sonuç üretebilen modeller haline gelmesine imkan tanımamız lazım. Bizim kültürel kodlarımızla yoğun olarak eğitilmiş modeller olmalarını mümkün kılmalıyız. Dolayısıyla bütün bunlar önümüzde hep birlikte yürüyeceğimiz uzun bir yolculuğu ifade ediyor."




































