Diyabet, kontrol altına alınmadığında kan damarlarına zarar vererek kalp krizi, kalp yetmezliği ve felç riskini artırmaktadır. Şeker hastalığı, pankreasın yeterince insülin üretememesi veya vücudun insülini doğru kullanamaması sonucu kan dolaşımında yüksek şeker seviyelerine neden olan kronik bir hastalıktır. Kanda glikoz (şeker) miktarının uzun süreli olarak yüksek olması, kalp damar hastalıkları ile yakından ilişkilidir. Uzmanlar, Tip 2 diyabet tanısı alan kişilerin yalnızca yüksek kan şekeri ile karşı karşıya olmadığını, aynı zamanda kan basıncı, kolesterol ve kilo problemleriyle de mücadele etmek zorunda olduklarını vurgulamaktadır.
İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Osman Erk, en ciddi riskin kalp ve beyinle ilgili olduğunu belirterek, "Diyabetin gelecekte koroner kalp hastalığı gelişimini diğer risk faktörlerinden bağımsız olarak yükselttiği bilinmektedir" ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Erk, diyabetin vücuttaki tüm organ ve dokuları etkileyerek harap ettiğini ve çalışamaz hale getirdiğini kaydetti. Şeker hastalığı, genel olarak vücuttaki tüm büyük ve küçük damarları etkileyen, bu damarlara hasar veren, daraltan ve tıkayan bir hastalıktır. Metabolik bir hastalık olmasına rağmen, vücudun bütün damar sistemini ve dolayısıyla damar sisteminin beslediği tüm organları zamanla harap etmektedir.
Diyabet hastası olmasa bile, açlık kan şekeri yüksek veya bozulmuş glikoz toleransı olan bireylerin kan basıncı ve kolesterol düzeylerinde anormallikler gözlemlenmektedir. Örneğin, yüksek tansiyon, Tip 2 diyabette sık karşılaşılan bir durumdur.
Diyabet, idrar kaçırma, yorgunluk, bulanık görme, ayaklarda ve ellerde uyuşma, iyileşmeyen veya geç iyileşen yaralar ve kilo kaybı gibi belirtilerle kendini gösterir. Ayrıca, şah damar hastalığı olarak bilinen karotis arterlerde darlık ve/veya tıkanıklık da diyabetle ilişkilidir. Damar içindeki pıhtı veya yağ parçalarının kan akımını bozması, bu parçaların koparak beyne gitmesi baş dönmesine ve inme (felç) neden olabilir.
Diyabetin neden olduğu damar sertliği (ateroskleroz) erken yaşlarda gelişip zamanla hızlanır. Ayrıca, nedensiz yorgunluk, nefes darlığı ve bulantı gibi hafif belirtiler de önemsenmelidir. Diyabet, sinir hasarı nedeniyle göğüs ağrısı gibi klasik kalp krizi belirtilerini gizleyebilir. Bu nedenle, şeker hastalarında kalp krizi bazen hiç ağrı olmadan sessizce yaşanabilir.
Diyabet, günümüzde salgın bir hastalık haline gelmiştir. Genetik faktörler, çevresel etmenler ve yaşam biçimi, bu hastalığın ortaya çıkmasında etkilidir ve birçok başka hastalığın da gelişmesine neden olabilecek bir tetikleyicidir. İnsülin, pankreas tarafından üretilen bir hormondur ve şekerin alınan besinlerden hücrelere enerji için kullanılmasında önemli bir rol oynar. Diyabet, kanda uzun süreli kan şekeri yüksekliği ile karakterizedir. Kanda fazla miktarda glikoz bulunması sağlık sorunlarına yol açar; bu nedenle şekerin kontrol altında tutulması hayati önem taşır.
Diyabetin etkileri:
– Vücuttaki tüm damarları etkiliyor
– Pek çok kişi bunun farkında değil!
– Belirtileri ciddiye alınmalı
– Nelsonlara yol açabilir
– Çok yaygın bir hastalık
– Kontrol altına alınmalı
– Nasıl teşhis edilir?















































