Filistin Dışişleri Bakanlığı, soykırımcı İsrail'in Gazze'ye dönen Filistinlilere yönelik "insanlık dışı uygulamalarının", Filistinlilerin haklarının ve onurlarının açık ihlali olduğunu açıkladı.
Bakanlık, Birleşmiş Milletler'in (BM) işgal altındaki Filistin topraklarındaki İnsan Hakları Ofisi'nin, Gazze'ye dönenlerin maruz kaldığı ihlallere ilişkin açıklamasını memnuniyetle karşıladı. BM açıklamasında, dönen Filistinlilerin fiziksel şiddet, tehdit, insanlık dışı muamele ve aşağılayıcı aramalara maruz kaldıkları, ayrıca ilaç, tıbbi malzeme, kişisel belgeler, para ve diğer eşyalarının ellerinden alındığına dair çok sayıda rapor bulunduğu belirtildi.
Filistin Dışişleri Bakanlığı, katil İsrail'in Gazze'deki politikaları, suçları ve uygulamalarıyla Filistinlileri zorla yerinden etmeyi hedeflediği konusunda defalarca uyarıda bulundu. Açıklamada, soykırımcı İsrail'in Gazze'de yaşamı sürdürülemez hale getirerek Filistinlileri bölgeden uzaklaştırmayı ve aynı zamanda Filistinlilerin vatanlarına dönme hakkından mahrum bırakılmasını amaçladığı vurgulandı.
Katil İsrail'in, Filistinlileri geri dönmekten caydırmak amacıyla yıldırma, zorbalık ve şantajın yanı sıra insanlık dışı ve aşağılayıcı uygulamalara başvurduğu ifade edildi. Bakanlık, Gazze'deki yıkımın ve insani felaketin boyutuna rağmen Filistinlilerin bölgeye dönme konusundaki ısrarlarının, topraklarına ve vatanlarına bağlılıklarını, burada yaşama haklarına sahip çıktıklarını ve kendilerini topraklarından koparmaya yönelik tüm girişimleri reddettiklerini gösterdiğini belirtti.
Filistin, Gazze'ye dönüşleri engelleyen veya Filistinlilerin temel ihtiyaçlarına ve kişisel eşyalarına ulaşmasını önleyen İsrail uygulamalarını reddetti. Bakanlık, ABD yönetimi, arabulucu ve garantör ülkeler ile uluslararası topluma, soykırımcı İsrail'i ateşkes anlaşmasına uymaya ve yükümlülüklerini en kısa sürede yerine getirmeye zorlayacak "etkili önlemler alma" çağrısında bulundu.
Filistin Dışişleri Bakanlığı, Filistinli sivillerin korunmasının yanı sıra Gazze'ye insani yardım ve tıbbi malzemelerin engelsiz bir şekilde ulaştırılmasının güvence altına alınmasını talep etti. Ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze planının özellikle sınır kapılarının açılması ve insani yardımların engelsiz bir şekilde ulaştırılmasıyla ilgili hükümlerinin uygulanmasını istedi. Bunun, Filistinlilerin vatanlarına güvenli ve onurlu bir şekilde ulaşma ve dönme hakkını güvence altına alması gerektiği ifade edildi.
Trump, 29 Eylül 2025'te Gazze'deki savaşı sona erdirmeye yönelik 20 maddelik planını açıklamıştı. Planda, İsrailli esirlerin ve Filistinli tutukluların serbest bırakılması, Hamas'ın silahsızlandırılması, İsrail güçlerinin aşamalı olarak çekilmesi, teknokratlardan oluşan bir yönetim kurulunun kurulması ve uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılması gibi maddeler yer alıyordu.
Filistin Dışişleri Bakanlığı, kapsamlı ve kalıcı bir ateşkesin sağlanması, İsrail güçlerinin çekilmesi, toparlanma ve yeniden inşa sürecinin başlatılması ve işgalin sona erdirilmesi çağrısında bulundu. Bakanlık, bunun 4 Haziran 1967 sınırlarında, başkenti Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin devletinin kurulmasına yönelik sürecin önünü açması gerektiğini belirtti.
BM'nin işgal altındaki Filistin topraklarındaki İnsani İşler Koordinasyon Ofisi, çarşamba günü yaptığı açıklamada, Gazze'ye dönen Filistinlilerin İsrail askerleri ve İsrail'in yetkisi altında faaliyet gösteren diğer silahlı unsurlar tarafından Kerem Ebu Salim Sınır Kapısı'nda, daha önce ise Refah Sınır Kapısı'nda fiziksel şiddet, tehdit, aşağılayıcı muamele ve keyfi aramalara maruz kaldığına dair raporların arttığını bildirdi.
BM, yalnızca temmuz ayında bir günde Gazze'ye dönen 92 kişiden 54'ünün kişisel eşyalarının bir kısmına veya tamamına el konulduğunu belirtmişti. Bu eşyalar arasında ilaçlar ve tıbbi yardımcı cihazların da bulunduğu kaydedildi.
İsrail'in ABD desteğiyle 8 Ekim 2023'te Gazze'de başlattığı savaşta 73 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti, 174 binden fazla kişi yaralandı. 10 Ekim 2025'te ilan edilen ateşkese rağmen, İsrail'in Gazze'deki "soykırımını" sürdürdüğü belirtilen açıklamada, ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana 1258'den fazla Filistinlinin öldüğü, 4 bin 110'dan fazla kişinin yaralandığı aktarıldı. Ölen ve yaralananların çoğunluğunun çocuklar ve kadınlar olduğu kaydedildi.







































