NASA'nın TESS uydusu ve Arizona'daki yer tabanlı teleskoplar aracılığıyla keşfedilen GJ 523b, yıldızının etrafında bir tam turunu yaklaşık 18 günde tamamlıyor. Yaklaşık 170 milyon yıllık genç bir sisteme ait olan bu gezegenin boyutu, kütlesi ve yoğunluğu bilim insanlarını şaşırttı.
Mevcut astronomi modellerine göre, Dünya kütlesinin 20 katına ulaşan dev çekirdeklerin hızla gaz toplayarak Jüpiter veya Satürn gibi gaz devlerine dönüşmesi bekleniyordu. Ancak GJ 523b, devasa kütlesine rağmen neredeyse hiç kalın bir gaz katmanı oluşturmadan yoğun ve kayalık bir yapıda kalmayı başardı.
Bilim dünyası, bu büyüklükteki bir gezegenin neden bir gaz devine dönüşmediği sorusunu yanıtlamaya çalışıyor. Uzmanlar, bu durumu iki temel ihtimalle açıklıyor. İlk senaryoya göre gezegen, başlangıçta kalın bir atmosfere sahipti ancak zamanla bu katmanı kaybetti.
İkinci ve daha güçlü bir ihtimale göre ise sistemin erken dönemlerinde iki büyük gezegen çarpıştı; bu çarpışma gaz katmanlarını uzaya savururken geride birleşmiş, devasa ve son derece yoğun kayalık bir kütle bıraktı.
Gökbilimciler, GJ 523b gibi aşırı yoğun gezegenlerin evrende nadir rastlanan istisnalar mı yoksa henüz yeterince keşfedilmemiş geniş bir gezegen sınıfı mı olduğunu anlamak için gözlemlerini sürdürüyor.
Henüz hakem değerlendirmesi aşamasında olan çalışmanın, benzer gezegen örneklerinin artmasıyla birlikte gezegenlerin evrimine dair bilinen kuralları yeniden yazabileceği belirtiliyor. Gökbilimciler, Dünya'dan yaklaşık iki buçuk kat daha geniş olmasına rağmen 23 kat daha fazla kütleye sahip olan GJ 523b'yi "mega-Dünya" olarak nitelendiriyor ve bu gök cisminin kayalık gezegenlerin nasıl oluştuğuna dair mevcut teorilere meydan okuduğunu vurguluyor.
Dev çarpışma ihtimali masada; mega-Dünya kavramı yeniden mercek altında. 🌌






































