ABD'de Trump'ın savaş ve ekonomi politikaları, ülkeyi rekor borç ve enflasyona sürükledi. Ekim'deki ara seçimler öncesi oy oranı yüzde 33'e düşen Trump'ın "İran'ı biraz daha bombalamalı mıyım?" çıkışı, halkla yaşadığı kopukluğu gözler önüne serdi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın fiyatları düşürme ve borsayı düzeltme vaatleriyle seçilmesinin üzerinden yaklaşık iki yıl geçti. İran savaşı ve vergi indirimleri, bu sözleri tamamen boşa çıkardı. Ekonomi yönetiminin politikaları ABD halkı için bir felakete dönüştü. Rekor seviyede kamu borcu, yükselen yakıt maliyetleri ve ağır mortgage oranları ABD halkını bıktırdı.
Yatırımcıların kamu borçlanmasının yükü ve savaşın doları değersizleştirmesi, duyulan endişe nedeniyle uzun vadeli ABD borçlanma verimleri Salı günü 19 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Bu durum, ABD Başkanı'nın oy oranlarının en düşük seviyeye inmesine sebep oldu. Trump, iki partili ABD'de sadece yüzde 33 oy oranına ulaşabiliyor. Ekim'deki ara seçimler ise hızla yaklaşıyor.
ABD Başkanı bu konuda dikkat çeken açıklamalar yaptı. Yasaların geçmesini sağlayan ve Trump'ın mensubu olduğu Cumhuriyetçi partisinin çoğunlukta olduğu Kongre üyelerinin seçileceği seçimde, Trump "Cumhuriyetçilere sakin pusula ben varmışım gibi oy verin" çağrısında bulundu.
ABD Başkanı, Güney Karolina eyaletinde katıldığı mitingde ölen eşinin yerine aday olarak öne çıkan Lindsay Graham'ın eşi Darlene Graham'a desteğini açıkladı. Trump, yerel seçimlerden bahsederek seçimleri rahatlıkla kazanabileceğini ifade etti. Seçimi kazanmak için gerekeni yapmaya hazır olduğunu belirten Trump, eğer seçimi kaybederse Kongre'nin kendisini görevden alacağını söyledi.
Trump, “Ne yapmam gerekiyor ki? Geri dönüp İran’ı biraz daha bombalamalı mıyım?” ifadelerini kullandı. Ancak bu sözler, aslında tabanı ile yaşadığı kopukluğu gözler önüne serdi. Zira Trump'ın başlattığı savaş, halkını fakirleştirdi.
Cornell Üniversitesi Ekonomi Profesörü Eswar Prasad, durumu değerlendirirken, "Başkan’ın öfke dolu açıklamaları ve yönetiminin döviz ile tahvil piyasalarına müdahale çabaları bir çaresizlik havası taşıyor; bu durum meseleleri daha da kötüleştiriyor ve piyasa duyarlılığını olumsuz bir yöne çeviriyor" dedi.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, piyasaları yatıştırmak amacıyla uzun vadeli borç alımlarını "en az iki katına" çıkarma programını ve bütçe açığını azaltmaya yönelik adımları açıkladı. Ancak yapılan son piyasa müdahalesi Hazine tahvil verimlerini düşürmede yetersiz kalırken, doların değer kaybetmesine yol açtı.
Bessent, Perşembe günü yaptığı açıklamada piyasaların "aceleci davrandığını" savunurken, Trump ise hisse senedi piyasalarındaki rekorlara işaret ederek ekonominin "patlama yaptığını" ifade etti. ABD'de kamu borcu bu hafta 40 trilyon dolarla rekor kırarken, borçlanma hızı pandemi dönemi dışındaki en yüksek seviyesine ulaştı.
Bütçe açığı 2025 mali yılında GSYH’nin yüzde 5,8’ine gerilese de vergi indirimlerinin ilerleyen yıllarda açığı artırması bekleniyor. KPMG US Başekonomisti Diane Swonk, "Aşırı harcama yapmaya devam ediyoruz — ve harcama talepleri savaşla birlikte daha da arttı" değerlendirmesinde bulundu.
Bütçe açığını ikinci döneminin sonuna kadar yüzde 3’e düşürme sözü veren Bessent, açığın zirve yaptığına dair "çok çok iyi bir şans" olduğunu iddia etti. Tüketici fiyat enflasyonu Mayıs ayında yüzde 4,2 ile son üç yılın zirvesini gördükten sonra Temmuz’da yüzde 3,4’e geriledi.
Federal Rezerv yetkilileri kalıcı enflasyondan endişe etse de faiz artırmama kararı aldı. ABD, dünyanın en büyük petrol üreticisi olmayı sürdürse de Enerji Enformasyon İdaresi, üretimin bu yıl günde sadece 200 bin varil artmasını bekliyor. Savaş sürecinde Hürmüz Boğazı’ndan geçen yaklaşık 20 milyon varillik günlük akış kesintiye uğradı. Houston merkezli enerji danışmanı Art Berman, Trump’ın savaşının ABD’nin enerji avantajını "boşa harcadığını" belirterek, "İnancım o ki bu yönetim —ve muhtemelen Franklin Roosevelt’e kadar giden her yönetim— enerjiye karşı kör. Bu şeylerin hiçbirini anlamıyorlar" ifadesini kullandı.
Ülkede geçen yıl yüzde 2,1 olan GSYH büyümesi, 2026’nın ikinci çeyreğinde yıllık yüzde 1,5 olarak gerçekleşerek Ticaret Bakanı Howard Lutnick’in yüzde 5-6’lık tahmininin ve Bessent’ın yüzde 3’lük hedefinin gerisinde kaldı. Refahın erimesi ve günlük masrafların iyice yükselmesiyle ABD halkı, büyük bir çoşkuyla seçtiği ABD başkanı ve Cumhuriyetçi partiye sırtını dönüyor. Trump ise bu duruma yalnızca aynı saldırgan dille karşılık verebiliyor. Şimdiyse gözler, ara seçimlere çevrildi.







































