Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Servet Altay, yaz döneminde turistik hareketliliğin artmasıyla birlikte otobüs ve uçak yolculuklarının yoğunlaştığını belirtti.
Uzun süre hareketsiz kalmanın, bacaklardaki toplardamarların kan dolaşımını yavaşlatabileceğini ifade eden Altay, bu durumun özellikle risk grubundaki kişilerde derin ven trombozu (DVT) gelişmesine yol açabileceğini vurguladı. Bacaklarda oluşan pıhtıların dolaşım yoluyla kalbe, oradan da akciğere ulaşabileceğini kaydeden Altay, bunun ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtti.
Hareketsiz kalan bacaklarda oluşan pıhtıların akciğer embolisine neden olabileceğini söyleyen Altay, "Bu durum, önemli ölçüde ölümlere yol açabilecek bir hastalık" dedi. Derin ven trombozu açısından kesin bir süre vermenin doğru olmadığını dile getiren Altay, genel kabulün 4 saat ve üzerindeki yolculukların risk faktörü oluşturduğu yönünde olduğunu belirtti.
Kişinin sağlık durumuna göre bu sürenin değişebileceğini vurgulayan Altay, "Riskli grup için çok daha kısa süreler de etkili olabilir. Genç bireylerde daha uzun süreler sorun oluşturmayabilir. Ancak genel kabul, 4 saat ve üzerindeki yolculukların bacaklarda derin ven trombozu gelişme riski açısından dikkate alınması gerektiği yönündedir." şeklinde konuştu.
Son yıllarda turistik amaçlı uzun yolculukların artmasıyla birlikte yolculukla ilişkili pıhtılaşma bozuklukları ve akciğer embolisi vakalarında da artış gözlemlendiğini belirten Altay, "Akciğer embolisi, hastanede yatan hastalarda önemli bir ölüm nedeni" dedi. Trakya'nın özellikle yaz aylarında gurbetçilerin yoğun kullandığı güzergahlardan biri olduğunu hatırlatan Altay, bu nedenle uzun yolculuk yapan kişilerde bu vakalarla karşılaştıklarını kaydetti.
Yaşlılar, hamileler, kalp yetersizliği, böbrek yetersizliği ve KOAH gibi kronik hastalığı bulunanların uzun yolculuklarda daha dikkatli olmaları gerektiğini söyleyen Altay, yakın zamanda kalça ameliyatı geçirenler, hareket kısıtlılığı olanlar, kanser hastaları ve daha önce pıhtılaşma bozukluğu veya akciğer embolisi geçirenlerin de risk grubunda yer aldığını belirtti. Ayrıca genç kadınlarda doğum kontrol hapı kullanımının pıhtılaşmaya yatkınlığı artırabileceğine dikkat çekti.
Yolculuklarda hareketsizliğin yanı sıra yetersiz sıvı tüketiminin de pıhtılaşma riskini artırabileceğini vurgulayan Altay, bazı kişilerin tuvalet ihtiyacını azaltmak amacıyla daha az su içtiğini ifade etti. Kanın akışkanlığını korumak için yeterli sıvı tüketiminin önemli olduğunu söyleyen Altay, "Riskli gruplar, özellikle yaşlılar ve kronik hastalığı bulunanlar, uzun yolculuklarda hareketsiz kalıp aynı zamanda yeterli sıvı tüketmezse pıhtılaşmaya yatkınlık artar. Alkol tüketimi vücutta su kaybına neden olabiliyor. Çay ve kahve de idrar söktürücü etkileri nedeniyle sıvı ihtiyacını karşılamak için yeterli olmuyor. Bu nedenle yolculuklarda sıvı ihtiyacının ağırlıklı olarak suyla karşılanması daha doğru olacaktır." dedi.
Derin ven trombozunun önemli belirtilerinden birinin ani gelişen tek taraflı bacak şişliği olduğunu belirten Altay, buna ağrı ve kızarıklığın da eşlik edebileceğini ifade etti. Bu belirtilerin özellikle risk grubundaki kişiler tarafından ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Altay, nefes darlığı, göğüs ağrısı ve ani gelişen solunum sıkıntısı durumunda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini söyledi.
Altay, bacak şişliğinin yalnızca pıhtılaşmaya bağlı olarak gelişmediğini, kalp ve böbrek yetersizliği, karaciğer hastalıkları, protein kaybettiren bağırsak hastalıkları, hipotiroidi, lenf dolaşım bozuklukları, toplardamar hastalıkları ve bazı ilaçların yan etkilerinin de şişliğe yol açabileceğini sözlerine ekledi.
Yaz aylarında artan uzun süreli kara ve hava yolu seyahatlerinde hareketsiz kalmanın, özellikle risk grubundaki kişilerde bacak toplardamarlarında pıhtı oluşumuna ve hayati tehlike yaratabilen akciğer embolisine neden olabileceği unutulmamalıdır.
- Yaşlılar, kronik hastalar ve hamileler risk grubundadır.
- Uzun yolculuklarda su tüketimi ihmal edilmemelidir.
- Tek taraflı bacak şişliğine dikkat edilmelidir.




































