Verimli ve düz tarım arazileri nedeniyle "İç Anadolu'nun Çukurova'sı" olarak anılan Ankara'nın Çubuk ilçesi, turşusuyla dünyada tanınmaya devam ediyor.
Çubuk ilçesiyle özdeşleşen "Çubuk turşusu", belediye ve Ankara Kalkınma Ajansı'nın ortaklığında kurulan Çubuk Ev Tipi Turşu Üretim Tesisi'nde üretiliyor. Yaz aylarında yapılan üretim, sonbahar ve kış döneminde raflarda yerini alarak tüketicilerle buluşuyor.
Turşu severlerin tercihi genellikle salatalık turşusu olsa da, ilçede lahana, patlıcan, havuç, mısır, mandalina ve muz gibi 45 çeşit turşu üretiliyor.
Çubuk Belediye Başkanı Baki Demirbaş, Çubuk turşusunu "yeşil altın" olarak nitelendiriyor. Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan 2008 yılında coğrafi işaret tescili alan ve Avrupa Birliği'ne de tescil başvurusu yapılan turşunun marka haline geldiğini belirten Demirbaş, "Çubuk turşumuz, yüzyıllar önce büyüklerimizin, annelerimizin, teyzelerimizin yaptığı turşuların zaman içinde halk tarafından beğenilmesiyle marka haline geldi. Turşumuzu lezzetli yapan en önemli özelliğin, yapımında kullanılan malzemelerin ilçemizde üretilmiş olması olduğunu düşünüyoruz." dedi.
Demirbaş, Türkiye'nin her yerine satış yaptıklarını aktararak, yurt dışına da satış yaptıkları Çubuk turşusunun pazar payının her geçen gün arttığını ifade etti. "Turşumuz, Türkiye'deki sofraların yanı sıra ABD, Rusya, Suudi Arabistan, Almanya, Fransa, İtalya, İsviçre ve İngiltere'nin de aralarında bulunduğu 15 ülkenin vazgeçilmezi haline geldi. Hedefimiz, Türkiye'de olduğu gibi dünyadaki tüm ülkelerin sofralarında Çubuk turşusunun yerini alması ve dünya markası haline gelmesidir." şeklinde konuştu.
Turşu üretiminin yüzde 80'inin salatalıktan yapıldığını, bu ürünü lahana, domates ve patlıcan turşularının takip ettiğini bildiren Demirbaş, Çubuk topraklarında yetişen "Toros tipi salatalık"ların kaynak sularının ayrı bir lezzet kattığını vurguladı. Ayrıca, su, tuz ve sirke dengesinin yanı sıra defne yaprağı, dereotu, sarımsak ve çeşitli aromaların da Çubuk turşusunun marka olmasına katkıda bulunduğunu anlattı.
Demirbaş, turşunun yurt dışındaki pazar payını artırmak amacıyla festivallere katıldıklarını belirterek, talepler doğrultusunda yurt dışından gelen heyetlere hem ilçenin hem de turşuların tanıtımını yaptıklarını dile getirdi.
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Gıda Teknolojisi Programı öğrencilerinin tesiste uygulama yaptığını ifade eden Demirbaş, "Laboratuvarımızda çeşitli testler yaparak, turşunun daha faydalı hale getirilmesini sağlıyoruz. Mevsiminde yetişen meyve ve sebzelerin turşusunu kuruyoruz." dedi.
Demirbaş, 3-6 Eylül'de yapılacak Uluslararası Çubuk Kültür ve Turşu Festivali'ne tüm vatandaşları davet ederek, "Bu yıl festivalde 350'ye yakın stant açılacak. Ülkemizin 7 bölgesinden halk dansları gösterileceği festivalimize, bu yıl ilk kez KKTC, Azerbaycan, İran, Moldova, Ukrayna, Gürcistan, Mısır, Meksika ve Bosna Hersek'ten katılım sağlanacak. Ziyaretçilerimize turşu çeşitlerimizin yanı sıra yöresel lezzetlerimizi de tattırmak istiyoruz. Ayrıca, turşu kurma yarışmaları gibi etkinliklerle ziyaretçilerimize unutulmaz bir festival yaşatacağız." dedi.
Ankara Kalkınma Ajansı desteğiyle kurulan Çubuk Ev Tipi Turşu Üretim Tesisi'nde görev yapan Salih Kocalak, ata tohumlarını kullanarak 90 çeşit ürün yetiştirdiklerini ve bu ürünlerden yapılan turşuların festivalde ikram edileceğini söyledi. Her yıl mayıs ayında ekmeye başladıkları ürünleri, ağustos ayı itibarıyla topladıklarını belirten Kocalak, 1 Eylül'e kadar toplanan bu ürünlerin turşu yapımında kullanıldığını ifade etti.
Üretici Aysel Mercan, tamamen doğal yöntemlerle ürettikleri ürünleri insanların beğenisine sunduklarını ve Çubuk turşusunu tanıtmak amacıyla üretim ve eğitimler düzenlediklerini aktardı.
Çubuk Turşucular ve Yaş Sebze, Meyve Üretim Kooperatifi Başkanı Hasan Hüseyin Benli de ailesinin 50 yıl önce başlattığı turşu yapım işini sürdürdüğünü belirterek, çocuklarının da bu işi devam ettireceğini söyledi. İlk olarak Çubuk'ta özel olarak yetiştirilen salatalıkların turşusunu yaptıklarını anlatan Benli, "Daha sonra gelen talebe göre farklı sebzelerden turşu yapmaya başladık. 38 olan turşu çeşidimizi bu yıl 45'e çıkardık. Karadeniz ve İç Anadolu bölgelerindeki müşterilerimizin talebi üzerine bu yıl ilk kez balık ve ışgın turşusu yaptık. Festivalde ziyaretçilerimize sunacağız. Bugüne kadar beğenilmeyen bir turşu türümüz olmadı. Gelen taleplere göre farklı malzemelerden turşu yapmaya devam edeceğiz." dedi.
Benli, hem yurt içi hem de yurt dışından yoğun talep aldıklarını aktararak, bu yıl 90 bin ton turşu satışını gerçekleştirmeyi hedeflediklerini kaydetti.
Ankara'nın Çubuk ilçesinde üretilen ve "yeşil altın" olarak nitelendirilen turşular, Türkiye'nin yanı sıra dünyanın dört bir yanında sofraları lezzetlendiriyor.



































