Kuzey Amerika ve Avrupa'da bu Temmuz ayı, ardı ardına yaşanan sıcak hava dalgalarının binlerce ölüme yol açtığı, nehirleri kuruttuğu ve ormanları yaktığı en sıcak Temmuz olarak kayıtlara geçti.
Bu kavurucu yaz, El Nino'nun gelişinin aynı döneme denk gelmesine rağmen, iklim bilimciler yaşanan yıkıcı aşırı hava olaylarının doğrudan El Nino'ya bağlanamayacağını belirtiyor. Ancak uzmanlar, fosil yakıt kaynaklı iklim değişikliğinin zaten şiddetlenen aşırı hava olaylarını, doğal olarak meydana gelen bu fenomenin nasıl daha da büyütebileceği konusunda endişelerini dile getiriyor.
NASA’nın Jet İtki Laboratuvarı’ndan iklim bilimci Josh Willis, El Nino’nun etkilerinin geniş bir alanda büyük olacağını vurgulayarak, "Hazırlıklı olun, çünkü bu süreç oldukça zorlu geçecek" dedi.
Her üç ila yedi yılda bir doğal olarak ortaya çıkan El Nino, genellikle ilkbaharda başlayıp ertesi yıla kadar devam ediyor. Okyanus yüzey sıcaklığının ortalamanın en az 0,5 santigrat derece üzerine çıkması, atmosferdeki hava akışlarının değişmesine neden oluyor. Bu durum, kurak bölgelerin yoğun yağış almasına ve yağışlı bölgelerin ise kurumasına yol açıyor.
Columbia Üniversitesinden bilim insanı Muhammad Azhar Ehsan, mevcut El Nino'nun eşi benzeri görülmemiş bir boyutta olduğunu ve 2015-16 ile 1997-98 dönemlerinde kaydedilen en güçlü El Nino olaylarıyla yarışabilecek seviyeye ulaştığını ifade etti.
Aşırı sıcaklar ve yangınların temel nedeni, son dört yılın en sıcak yıllar olarak kayıtlara geçmesine yol açan insan kaynaklı iklim değişikliği olarak gösteriliyor. Bilim insanları, El Nino’nun bu uzun vadeli ısınma trendi üzerinde geçici bir yükselme yarattığını ve etkilerinin 2027 yılına kadar sürebileceğini belirtiyor.
Büyük Okyanus'ta gelişen ve küresel hava modellerini altüst eden deniz yüzeyi ısınması olayı, gezegenin birçok bölgesinin halihazırda aşırı ısındığı bir dönemde güçlü bir şekilde geri döndü.
Hava düzeni tersine dönüyor. Daha sıcak bir dünyaya doğan El Nino, iklim dengelerini yeniden şekillendiriyor. 🌍




































