Katar'ın İsrail veto engelini aşarak Osnabrück tesisini devreden Volkswagen, 125 yıllık otomobil üretim geleneğine son veriyor. Alman otomotiv devi, Osnabrück fabrikasını İsrailli Rafael ortaklığıyla hava savunma sanayisine dönüştürerek yaklaşık 1200 personelin istihdamını 2029 sonuna kadar güvence altına alıyor.
Alman otomotiv üreticisi Volkswagen, büyük ortağı Katar'ın Tel Aviv yönetimine yönelik vetosunun ardından Osnabrück fabrikasını İsrailli yatırım fonu Aurelius Capital ve Aşağı Saksonya eyaletine devrederek yürütme projeleri için anlaşmaya vardı. Volkswagen'in yaptığı açıklamada, Asya'dan gelen rekabet sonrası işten çıkarma ve fabrika kapatma planları nedeniyle tarihinin en derin krizlerinden birini yaşadığı, paydaşlarla aylardır süren görüşmeler sonucunda taraflar arasında niyet mektubu imzalandığı belirtildi.
Anlaşma çerçevesinde Aurelius Capital, tesisin çoğunluk hissedarı olurken Aşağı Saksonya eyaletinin de tesiste payı olacak. Finansal detayları henüz açıklanmayan anlaşmanın tamamlanması için ilgili kurulların ve rekabet otoritelerinin onayları bekleniyor.
Volkswagen, tesisteki ilk "çapa projesinin" İsrailli savunma şirketi Rafael Advanced Defense Systems ile gerçekleştirileceğini doğruladı. Şirket açıklamasında, "Bu planlar, Almanya ve Avrupa için hava savunma sistemlerine yönelik sistem ve bileşenlerin potansiyel üretimini içeriyor. Rafael, modern hava savunma sistemleri alanındaki teknolojik uzmanlığını aktarırken, Osnabrück fabrikasındaki iş gücü de imalat operasyonlarının kurulmasında merkezi bir rol üstlenecektir. Bu ortaklığın, gelecekte hayata geçirilecek diğer işbirlikleri ve projelerin önünü açması hedeflenmektedir" ifadelerine yer verildi.
Söz konusu devir formülüyle, Volkswagen'in yüzde 17'lik hissesine sahip olan büyük ortağı Katar'ın, İsrailli Rafael Advanced Defense Systems ile doğrudan ortaklığa karşı çıkması nedeniyle yaşanan siyasi krizin aşıldığı belirtiliyor. Alman federal hükümetinin ve şirkette yüzde 20 payı bulunan Aşağı Saksonya eyaletinin desteklediği bu dönüşüm, Katar'ın vetosunun yanı sıra yerel halkın ve savaş karşıtı grupların protestolarıyla da karşı karşıya kalmıştı.
Fabrikanın devredilmesi sayesinde Volkswagen, doğrudan işin içinde yer almadan savunma teknolojisi üretebilecek. Anlaşma kapsamında, fabrikada çalışan mevcut yaklaşık 1800 personelden ilk etapta 1400'ünün korunması hedefleniyor. Doğal ayrılmalar ve erken emeklilik süreçlerinin ardından yeni yapılanmada 1200 pozisyonun kalması beklenirken, bu çalışanlara 2029 sonuna kadar istihdam garantisi sunulacak. Teknik geliştirme departmanında kalan diğer personel için ise çözüm arayışları sürüyor.
Aşağı Saksonya Başbakanı Olaf Lies, eyaletin bu yatırıma katılmasını değişen güvenlik mimarisiyle gerekçelendirerek, "Almanya ve Avrupa yetkinliklerini artırmalı ve daha bağımsız hale gelmelidir. Aşağı Saksonya olarak bu sürecin katma değer ve güvenli istihdam yaratmasını istiyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
Volkswagen Üst Yöneticisi (CEO) Oliver Blume de, "Volkswagen, Osnabrück fabrikasına karşı sorumluluğunun arkasındadır. Bugün imzalanan anlaşmayla, tesis için yeni bir endüstriyel geleceğin kapılarını aralamak adına önemli bir adım atıyoruz. Osnabrück çalışanları, bu tesisin ne kadar büyük bir uzmanlığa, esnekliğe ve kararlılığa sahip olduğunu defalarca kanıtlamıştır. Tesis, gelecekte de bu güçlü yönleri üzerine inşa edilecektir" ifadelerini kullandı.
Bu anlaşma, Osnabrück kentinde 125 yılı aşkın süredir devam eden otomotiv üretim geleneğinin de sonunu getirecek. 2010 yılında Volkswagen bünyesine katılan fabrikada araç üretimi aşamalı olarak azaltılacak ve 2027 yazında banttan inecek son T-Roc Cabriolet modeliyle otomobil üretimi tamamen durdurulacak. Bu tarihten sonra Volkswagen tesisin mülkiyetinden çıkacak ancak altyapı ve uzmanlık desteği vermeye devam edecek. Ayrıca Volkswagen'in 2029 yılına kadar olan geçiş sürecinde personel maliyetlerinin bir kısmını karşılamaya devam edeceği belirtiliyor.
Volkswagen'in savunma sanayisine geçiş planı, Avrupa'nın yeniden silahlanma sürecinde olduğu bir dönemde, binek araç bölümündeki kayıpları telafi etme ve istihdamı koruma stratejisinin kritik bir parçası olarak değerlendiriliyor. Öte yandan, Volkswagen'in İkinci Dünya Savaşı döneminde Nazi rejimi için askeri araç üretmiş olması ve zorla işçi çalıştırması, fabrikanın tekrar askeri üretime geçmesini tarihsel açıdan tartışmalı kılıyor. İsrail'in Gazze'deki saldırıları nedeniyle bu ülkeyle tesis üzerinden yapılacak bir işbirliği de Almanya'da hem siyasi hem de hukuki bir "etik sınavı" olarak görülüyor.
🚗💼





































