- Pezeşkiyan, New York'ta Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nda konuştu.
Konuşmasında, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ı "terörist" olarak nitelendirmesine karşılık olarak, ABD ve İsrail'in savaş sırasında öldürdüğü sivillerin ve çocukların fotoğraflarını gösteren Pezeşkiyan, İranlıların "terörün kurbanları olduğunu" ifade etti.
ABD ve İsrail'in, İranlı bilim insanlarını, kadınları ve çocukları öldürdüğünü hatırlatan Pezeşkiyan, "Teröristler ve terör destekçileri bizi terörist olarak etiketliyor, biz sadece kendimizi savunduk, biz terörist değiliz." dedi.
Pezeşkiyan, ABD ve İsrail'in son teknoloji silahlarla İran'a saldırdığını ve İran'ın kendisini savunmak zorunda kaldığını belirtti. Saldırılarda okulların, hastanelerin, köprülerin ve sivil altyapının hedef alındığını vurguladı.
Pezeşkiyan, "İran hiçbir zaman savaş başlatmadı ve her zaman müzakere masasına bağlılığını gösterdi. Savaş bize dayatıldı. Kendimizi savunmak için savaştan korkmadığımızı ve barış görüşmelerinden kaçınmadığımızı kanıtladık; sevgili İran'ımızı sonuna kadar savunacağız." ifadesini kullandı.
ABD destekli İsrail'in, bölgede istediği her yeri bombalamaktan çekinmediğini belirten Pezeşkiyan, "İsrail istediği her yeri bombalayıp terörize ediyor. Bunlar hiçbir uluslararası kanuna ve kurala bağlı kalmıyorlar." dedi.
Pezeşkiyan, İsrail'in nükleer silahlara sahip olduğunu, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması'na (NPT) katılmayı reddettiğini ve tarihi boyunca tek bir uluslararası müfettişe bile izin vermediğini vurguladı.
"Atom bombası İsrail'de ve bunlar hiçbir şekilde denetime tabi olmadılar; ancak denetçiler İran'da. İsrail öldürüyor ama yaptırım İran'a uygulanıyor." diyen Pezeşkiyan, şöyle devam etti:
"Adaleti arıyorsak, dost ve rakip aynı ölçütle değerlendirilmelidir. İran, özel ayrıcalıklar aramıyor; yalnızca eşit haklar talep ediyor ve sorumluluklarını da kabul etmeye hazırdır."
İran'ın nükleer silah edinme niyetinde olmadığını yineleyen Pezeşkiyan, "Barışçıl nükleer teknoloji için hiç kimsenin iznine ihtiyaç duymuyoruz. Biz asla haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz. Nükleer silah istemiyoruz; ancak barışçıl nükleer programımızın kısıtlanmasını kabul etmeyiz." ifadelerini kullandı.
Pezeşkiyan, meselenin ancak İran halkının haklarını ve bu programın "barışçıl niteliğini" garanti altına alacak karşılıklı bir anlaşmayla çözülebileceğine dikkat çekti.
Hürmüz Boğazı'ndaki duruma ve ABD'nin deniz ablukasına ilişkin de konuşan Pezeşkiyan, şunları kaydetti:
"İran, komşularını güvenlik rakipleri olarak görmüyor; güçlü komşulara sahip olmak istiyoruz. Hürmüz Boğazı sularında güvensizlik oluşturmak istemiyoruz. Aynı zamanda bu su yolunu, bize karşı saldırganlıklarını dayatmak, güvensizlik getirmek ve kendi su yollarımıza erişimimizi engellemek için kullanamazlar. Kendi su yolumuza erişimimizi kapatıyorlar. Bu su yolunun çevresindeki tüm topraklara güvensizlik getirmek için füze ve ölümcül askeri teknolojiler tedarik etmeye devam ediyorlar."
Pezeşkiyan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İran, düşmanlarını herhangi bir saldırıya karşı üzücü bir yanıt vereceği konusunda açıkça uyararak, karşılıklı saygıya dayalı diplomasi ve rasyonel diyaloğa her zaman hazır olduğunu ancak hiçbir koşulda baskı, güç ve tehdit yoluyla taleplerin dayatılmasını kabul etmeyeceğini vurgulamaktadır."
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin diplomasiye hazır olduğunu ancak ABD'nin tehdit ve baskılarına karşı savaştan korkmadıklarını söyledi.










































