Son yıllarda, özellikle iktidar mensuplarına yönelik çeşitli yolsuzluk iddiaları gündeme geldi; ancak bu dosyaların çoğu ilerleme kaydetmeden kapatıldı.
Ankara'nın eski Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, görev süresi boyunca birçok yolsuzluk iddiasıyla karşılaştı. Özellikle, 801 milyon dolar harcanarak inşa edilen Ankapark projesi, 52 ihalede usulsüzlük yapıldığı öne sürülen bir örnek olarak dikkat çekiyor. Ancak, bu iddialarla ilgili soruşturmalar takipsizlikle sonuçlandı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki Metro İstanbul A.Ş.'de görev yapan AKP İstanbul Milletvekili Ravza Kavakçı Kan, işe başladıktan kısa bir süre sonra 155 bin dolar ve 59 bin TL tutarında bursla yurt dışı doktora eğitimine gönderildi. Bu durum, "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" iddiasıyla Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusuna yol açtı. Ancak, savcılık "suç oluşmadığı" gerekçesiyle takipsizlik kararı verdi.
Eski Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan'ın, eşi Hasan Pekcan ile birlikte dezenfektan üreten şirketin sahibi olduğu ve kendi bakanlığına milyonlarca liralık ürün sattığı ortaya çıktı. Bakanlık, ürünlerin kamuya yansıyan fiyatlarının farklı olduğunu belirtti. Ancak, bakan hakkında herhangi bir işlem yapılmadı ve görevinden ayrılana kadar görevine devam etti.
AKP Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu ve kardeşi eski SPK Başkanı Ali Fuat Taşkesenlioğlu, kamuoyunda yolsuzluk iddialarıyla tanındı. Zehra Taşkesenlioğlu'nun boşanma sürecinde ortaya çıkan serveti, İngiltere'de çiftlik, Afrika'da madenler, 82 milyonluk lüks yat, 100'e yakın taşınmaz, AVM, 2.5 kg altın ve 180 milyon lira nakit içeriyordu. Ayrıca, kardeşi Ali Fuat Taşkesenlioğlu'nun SPK Başkanı iken Marka Yatırım Holding sahibi Mine Tozlu Sineren'den rüşvet istediği iddiaları gündeme geldi. Savcılık, bu iddialarla ilgili soruşturmaya gerek olmadığına karar verdi.
Bu örnekler, yolsuzluk iddialarının çoğunun yargı aşamasında ilerleme kaydetmeden kapatıldığını ve kamuoyunda unutulduğunu göstermektedir.













































