Sağlık Bakanlığı, Türkiye genelinde 117 kalp merkeziyle kalp ve damar hastalıklarının tanı, tedavi ve takibini kapsamlı bir şekilde yürütüyor. Bu merkezler, 101 erişkin ve 16 pediatrik kalp merkezi olmak üzere toplam 117 birimden oluşuyor. İleri tıbbi teknoloji ve uzman sağlık ekipleriyle hizmet veren bu merkezlerde, kardiyoloji ve kalp damar cerrahisi başta olmak üzere ilgili branşların koordinasyonuyla hastaların tanı, tedavi ve takip süreçleri bütüncül şekilde yürütülüyor.
Kalp merkezleri, erken tanı süreçlerinden ileri tedavi yöntemlerine kadar geniş kapsamlı sağlık hizmetlerinin sunulmasına imkan sağlıyor. İleri düzey kalp yetmezliği bulunan ve uygun tıbbi kriterleri taşıyan hastaların değerlendirilmesi ile gerekli durumlarda kalp nakli süreçlerinin yürütülmesinde de önemli rol üstleniyor. Geçen yıl 46 kalp nakli, bu yılın ilk yarısında ise 11 kalp nakli gerçekleştirildi.
Bu merkezler sayesinde vatandaşların kalp ve damar hastalıklarına yönelik sağlık hizmetlerine daha hızlı ve kolay erişimi sağlanırken, ciddi kalp hastalıklarında ileri tanı ve tedavi seçeneklerinden yararlanılmasına imkan sunuluyor. Kalp ve damar hastalıklarının önlenmesine yönelik çalışmalar, koruyucu sağlık hizmetleri yaklaşımı doğrultusunda sürdürülüyor. Bu kapsamda birinci basamak sağlık hizmetlerinde kalp ve damar hastalıklarına yönelik risk değerlendirmeleri yapılıyor, hipertansiyon ve diyabet gibi risk faktörlerinin erken tanısı ve etkin yönetimine yönelik çalışmalar yürütülüyor.
Tütün kullanımının önlenmesi yönelik kapsamlı mücadele sürdürülüyor, sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivite alışkanlıklarının geliştirilmesi teşvik ediliyor ve toplumun sağlık okuryazarlığının artırılmasına yönelik eğitim ve farkındalık çalışmaları gerçekleştiriliyor. Kalp sağlığının korunması yalnızca hastalık ortaya çıktıktan sonra tedavi edilmesini değil, hastalık gelişmeden önce risklerin azaltılmasını esas alan bütüncül bir yaklaşım gerektiriyor.
Kalp ve damar hastalıklarının önlenmesi için bireylerin, tütün ve tütün ürünlerinden uzak durması, sağlıklı ve dengeli beslenmesi, günlük yaşamda fiziksel aktiviteyi artırması, ideal vücut ağırlığını koruması, kan basıncı, kan şekeri ve kolesterol düzeylerini düzenli olarak kontrol ettirmesi, aile hekimine başvurarak kalp ve damar hastalıkları risk değerlendirmesini yaptırması önem taşıyor.




































