Eylül 2026, bilim ve teknoloji alanında önemli gelişmelere sahne oldu. ABD merkezli yapay zeka şirketi Anthropic, geliştirdiği Claude modelinin, yeni enzim sistemlerinin keşfine katkı sağladığını duyurdu. Yaklaşık 950 Claude ajanına, DNA dizilimlerinden oluşan büyük bir veri tabanında RNA'dan DNA sentezleyen "revers transkriptaz (RT)" enzimlerinin "yeni ve ilginç örneklerini" bulmaları yönünde komut verildi. 21 saatlik taramalar sonucunda, ajanlardan biri alışılmadık bir bulguya rastladı.
ABD Ulusal Sağlık Enstitüsü (NIH), felçli hastaların konuşmalarını ve beden dillerini aynı anda iletebilecek yeni bir beyin-bilgisayar arayüz sistemi geliştirdiğini açıkladı. Bilim insanları, üç felçli hastanın beyin dalgalarını makine öğrenmesine dayalı bir arayüz aracılığıyla sanal bir karaktere dönüştürmeyi başardı. Bu sistem, özellikle ALS hastalarının daha hızlı iletişim kurabilmelerine olanak tanıyor.
Stanford Üniversitesi'nden araştırmacılar, insan beyin hücrelerinin fare beynine nakledilmesiyle beyninin yaklaşık yarısı insan dokusundan oluşan fareler geliştirdi. Her enjeksiyonda yaklaşık 100 bin insan beyin hücresi kullanılırken, nakiller sonucunda fare beyninde yaklaşık 4 milyon insan beyin hücresinin geliştiği ve bu hücrelerin beynin hacim olarak yaklaşık yarısını oluşturduğu belirtildi.
ABD'de genetiği değiştirilmiş domuz böbreği nakledildikten sonra 271 gün boyunca diyaliz olmadan yaşayan bir kişi, daha sonra insan donöründen alınan böbreğin nakledilmesiyle tıp tarihinde bir ilke imza attı. Ocak 2025'te Massachusetts'te bir hastanede domuz böbreği nakli yapılan hasta, nakledilen organ sayesinde 271 gün boyunca diyaliz olmadan hayatta kalabildi.
Bilim insanları, Afrika fillerinin hastalandıklarında kendilerini ve yavrularını tedavi etmek amacıyla şifalı bitkilerden yararlanıyor olabileceğini tespit etti. Araştırmacılar, bazı fillerin rahatsızlandıklarında belirli bitki türlerini tükettiklerini ve anne fillerin de yavrularını bu bitkilerle besliyor olabileceğini ortaya koydu. Fillerin 35 farklı bitki türünden yararlandığını saptayan araştırmacılar, bunlardan 25'inin yerel halk tarafından da tıbbi amaçlarla kullanıldığını belirtti.












































