1693 yılında Sicilya'da meydana gelen büyük deprem, bölgedeki Occhiala kasabasını tamamen yıkmıştı. Bu felaketin ardından, hayatta kalanlar ve yerel yönetim, daha güvenli bir yerleşim yeri kurma kararı aldı. Roccella ve Butera Prensi Carlo Maria Carafa Branciforte'nin öncülüğünde, yeni bir şehir inşa edilmesine karar verildi.
Yeni kurulan bu şehre, koruyucu azizden esinlenerek "Grammichele" adı verildi. Şehrin planlaması, dönemin önde gelen mimarlarından Michele da Ferla'ya devredildi. Da Ferla, Avrupa'da o döneme kadar örneği bulunmayan altıgen bir şehir planı hazırladı. Bu tasarımda, bir asır önce dokuz kenarlı bir poligon olarak inşa edilen savunma kenti Palmanova'dan esinlenildi. Ancak Grammichele'de bu geometri, savunma surundan ziyade, kentin ana yerleşim ve ulaşım merkezine dönüştürüldü.
Plan kapsamında, altı ana cadde, kentin merkezinde yer alan altıgen şeklindeki Piazza Prince Carafa meydanına çıkacak şekilde tasarlandı. Kent merkezinin etrafına simetrik olarak yerleştirilen dört ana mahalle bloğu ve eşit aralıklı toplanma alanları plana dâhil edildi. Bu düzenleme, olası bir deprem anında kentin hızla tahliye edilmesini sağlamayı amaçlıyordu. Çıkmaz sokak bulunmayan ve eş merkezli yollarla birbirine bağlanan kentte, her mahalleden birkaç dakika içinde ulaşılabilecek toplanma alanları yer alıyor.
- Avustralyalı mühendis Rudolf Mueller'ın analizlerine göre, bu geometrik düzenleme, acil durum yönetimi kolaylığının yanı sıra su ve kanalizasyon gibi temel altyapı ağlarının kent geneline eşit dağılmasını sağlayarak altyapı maliyetlerini de düşürüyor. Altıgen şehir modeli, yüzyılın başlarında New Yorklu mimar Charles Lamb gibi isimlerce modern kent sorunlarına bir çözüm olarak tekrar gündeme getirilse de küresel ölçekte kabul görmedi. Araştırmacılar Eran Ben-Joseph ve David Gordon, modelin karmaşık yön bulma süreçleri yarattığını ve gayrimenkul sektörünün üçgen arsa yapılarını kullanışsız bulması nedeniyle yaygınlaşmadığını ifade ediyor. İkinci Dünya Savaşı sonrası değişen kentleşme öncelikleriyle birlikte altıgen tasarım teorik bir konsept olarak kaldı.
Grammichele, felaket sonrası güvenlik odaklı planlanan yapısıyla günümüzde bu mimari anlayışın dünyadaki ender örnekleri arasında bulunuyor.















































