Akciğer vebası, Yersinia pestis bakterisinin neden olduğu nadir ve ölümcül bir akciğer enfeksiyonudur. Bu hastalık, bakteriyel enfeksiyonların en tehlikeli türlerinden biri olarak kabul edilir.
Enfeksiyon, solunum yoluyla bulaşır; enfekte bir kişinin öksürmesi veya hapşırmasıyla havaya yayılan damlacıklar yoluyla insandan insana geçebilir. Ayrıca, enfekte hayvanların solunum salgıları da hastalığın bulaşmasına neden olabilir. ABD'de, insandan insana akciğer vebası bulaşmasının son kaydı 1924 yılında Los Angeles'taki bir salgına dayanıyor.
Akciğer vebasının belirtileri, enfeksiyondan sonraki 24 saat içinde ortaya çıkabilir ve şiddetli zatürreye yol açarak nefes almayı zorlaştırır. Diğer belirtiler arasında ateş, titreme, baş ağrısı, vücut ağrıları, baş dönmesi, zayıflık, yorgunluk, mide bulantısı, kusma ve ishal yer alır. Tedavi edilmediğinde hastalık neredeyse her zaman ölümle sonuçlanır.
Tedavi, genellikle 10 ila 14 gün süren antibiyotiklerle yapılır. Enfeksiyonun ilk 24 saati içinde antibiyotik tedavisine başlanması, hayatta kalma şansını artırır. Doktorlar ayrıca destekleyici bakımla hastalara oksijen, sıvı ve dinlenme desteği sağlayabilirler.
- Veba aşıları yüzyıldan beri kullanılmasına rağmen, akciğer vebasından koruma sağlayıp sağlamadığı net olarak bilinmiyor. Dünya Sağlık Örgütü, sürekli bulaşma riskine maruz kalan laboratuvar personeli gibi yüksek riskli gruplar dışında aşılamayı önermiyor.
Akciğer vebası, günümüzde de varlığını sürdürüyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, 1990'lardan bu yana insan vakalarının çoğu Afrika'da görülüyor. ABD'de akciğer vebasından kaynaklanan son ölüm Temmuz 2025'te Arizona'da yaşandı.
Uzmanlar, ekolojik değişiklikler ve halk sağlığı altyapısındaki zayıflıkların veba riskini artırabileceğine dikkat çekiyor. Ancak hastalığın hızlı teşhis edilebilmesi ve antibiyotiklere yanıt vermesi, erken müdahale açısından önemli bir avantaj sağlıyor.














































