İstanbul'da son günlerde etkili olan şiddetli yağışlar ve su baskınları, hem sokakları hem de araç ve konut sahiplerini olumsuz etkiledi. Bu durum, sigorta acentelerine başvuruların hızla artmasına neden oldu. Özellikle, sigorta poliçelerinin kapsamı ve şartları hakkında vatandaşların daha bilinçli olması gerektiği uzmanlar tarafından belirtiliyor.
Trafik sigortası ve kasko sigortası arasındaki temel farklar, sel hasarları konusunda önemli bir rol oynuyor. Trafik sigortası, zorunlu olarak karşı tarafın zararlarını karşılar ve kendi aracınızdaki hasarları kapsamaz. Kasko sigortası ise isteğe bağlıdır ve kendi aracınızdaki hasarları, belirli şartlar altında, karşılayabilir. Ancak, kasko poliçenizin sel ve su baskını gibi doğal afetleri kapsayıp kapsamadığını kontrol etmek önemlidir.
Uzmanlar, sigorta poliçelerindeki özel şartlar, limitler ve muafiyet maddelerinin dikkatlice incelenmesi gerektiğini vurguluyor. Bu maddeler, sigorta şirketlerinin ödeme yapma yükümlülüklerini ve kapsamlarını belirler. Örneğin, su birikintisinin derinliğini gördüğünüz halde aracı bilerek suyun içine sürmek veya su çekmiş durumdaki bir aracı çalıştırmaya çalışmak, sigorta şirketleri tarafından "kullanıcı kusuru" olarak değerlendirilebilir ve ödeme reddedilebilir.
Sel hasarları sonrası hak kaybına uğramamak için belirli prosedürlerin eksiksiz uygulanması gerekir. Olay anından itibaren en geç 5 iş günü içinde sigorta şirketinin çağrı merkezi aranarak sel teminatlı hasar dosyasının açtırılması şarttır. Bu süreçte, olay yerinde çekilmiş detaylı fotoğraflar, videolar ve aracı çeken resmi çekiciye ait fatura veya makbuzlar dosyaya delil olarak eklenmelidir.
Sonuç olarak, İstanbul'daki sel felaketi sonrası sigorta acentelerine başvuruların artması, vatandaşların sigorta poliçelerinin kapsamını ve şartlarını daha iyi anlamaları gerektiğini gösteriyor. Sigorta poliçelerindeki detaylara dikkat edilmesi, olası mağduriyetlerin önüne geçilmesine yardımcı olacaktır.











































