ABD Başkanı Donald Trump'ın Ukrayna'ya yönelik baskıları ve Moskova ile yakınlaşma sinyalleri, Avrupa'da endişe yaratıyor. Avrupalı liderler, Washington yönetiminin Rusya safına fiilen kayma ihtimaline karşı Ukrayna'ya yönelik ortak politikalarını koruma kararlılığını sürdürüyor.
Trump'ın Kremlin'e yönelik enerji yaptırımlarını bir haftalık süreçte geri plana itmesi ve Kiev'e Rus petrol rafinerilerini hedef almayı bırakması yönünde baskı yapması, Batı ittifakında derin bir çatlak oluşturdu. Ayrıca, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'nin meşruiyetini sorgulaması da gerilimi artırdı.
Elon Musk'a ait Starlink sistemine erişimin kısıtlanması, Ukrayna ordusunu sahada zor durumda bıraktı. Bu gelişmeler üzerine Zelenski, Trump'a kamuoyu önünde sert tepki gösterdi.
Brüksel'de düzenlenen zirvede, Fransa ve Almanya başta olmak üzere birçok Avrupa Birliği lideri, özel görüşmelerinde Trump'ın Kiev'i baskı altına alıp Rusya'yı öne çıkarma eğiliminde olduğunu ve bu tutumun değişmesinin beklenmediğini dile getirdi.
Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, mevcut tabloyu değerlendirerek, "Batı ittifakı birkaç gün öncesine göre şu anda daha zayıf bir konumda. Eğer Ukrayna'yı desteklemezseniz, tüm Avrupa'yı ve bana göre dolayısıyla tüm NATO'yu çok çok daha tehlikeli bir duruma sokarsınız" dedi.
Yaklaşan kış koşulları, Ukrayna'nın Patriot füzelerine duyduğu acil ihtiyaç, bütçe açığı ve enerji altyapısına yönelik artan saldırılar mevcut gerilimi daha kritik bir noktaya taşıyor. Washington'daki yaklaşan ara seçimler öncesinde akaryakıt fiyatlarını düşürmeyi hedefleyen Trump'ın yaptırımlara rağmen Rus dizeli alma girişimi ve Ukrayna'dan saldırıları durdurmasını istemesi süreci doğrudan etkiliyor.
Gelecek ay Çin'de düzenlenecek Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) zirvesinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Trump'ın bir araya gelmesi bekleniyor. Bu toplantıda Ukrayna ya da Avrupalı temsilciler yer almayacak.








































