ABD'nin 30 yıllık Hazine tahvil faizleri, 2002 yılından bu yana en yüksek seviyeye çıkarak %5,72'ye ulaştı. Bu artış, küresel piyasalarda sert satış dalgalarına neden oldu ve değerli metallerin fiyatlarını olumsuz etkiledi.
Tahvil faizlerindeki yükselişin arkasında, petrol fiyatlarındaki artış ve enflasyon endişeleri bulunuyor. Brent petrolün varil fiyatı, Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimler nedeniyle 102 doların üzerine çıktı. Bu durum, merkez bankalarının daha sıkı para politikaları uygulayabileceği beklentisini artırarak tahvil faizlerini yukarı itti.
Artan tahvil getirileri ve güçlenen dolar, değerli metaller üzerinde baskı oluşturdu. Ons altın fiyatı, günlük %1,0'den fazla düşüşle 4.073 dolara gerilerken, ons gümüşteki kayıplar %2,0'ı aştı. Analistler, yüksek faiz ortamının faiz getirmeyen kıymetli metaller üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekiyor.
Bu gelişmeler, yatırımcıların güvenli liman arayışını etkileyerek riskli varlık tercihlerini yeniden şekillendiriyor. Uzun vadeli tahvil faizlerindeki yükseliş, borçlanma maliyetlerini artırarak küresel ekonomiler üzerinde baskı oluşturuyor.
Küresel piyasalarda tahvil faizlerindeki yükselişin yarattığı baskı sürerken, yatırımcıların odağı ABD'de açıklanacak büyüme ve enflasyon verilerine çevrildi. Bu veriler, merkez bankalarının gelecekteki para politikalarını şekillendirecek ve piyasalardaki volatiliteyi etkileyebilecek.










































