Azerbaycan'da başörtüsü yasağına ilişkin tartışmalar, Türkiye'de Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) içinde önemli bir gerilime yol açtı. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, Azerbaycan'daki başörtüsü uygulamasını "kabul edilemez" olarak nitelendirerek, "yanlıştan dönülmesi" çağrısında bulundu.
Bu açıklamaya eski Başbakan ve Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Binali Yıldırım'dan sert bir tepki geldi. Yıldırım, Azerbaycan'ın iç işlerine müdahale girişimlerinin "en şiddetli şekilde" cezalandırılacağını belirterek, "Kimin ne haddine Azerbaycan'ın iç işlerine karışacak? Buna teşebbüs edeni, tevessül edeni de en şiddetli şekilde cezalandırırız" ifadelerini kullandı.
Bu gerilim, Azerbaycan'ın İsrail Cumhurbaşkanı İzak Herzog'un Bakü'ye yaptığı ziyaret sırasında Türk hava sahasını kullanmasıyla daha da tırmandı. Herzog, Türkiye'nin İsrail uçaklarına uyguladığı hava sahası yasağını aşmak için Azerbaycan Hava Yolları'na (AZAL) ait bir yolcu uçağını tercih etti. Uçuş, Türk hava sahasından geçerek Bakü'ye ulaştı.
Azerbaycan basını, Herzog'un bu yolculuğunu "normal" bir ticari uçuş olarak tanımlayarak, Türk hava sahasından geçişine yönelik tepkileri "mantıksız" olarak nitelendirdi. Azerbaycan Basın Ajansı (APA), Herzog'un Azerbaycan'a gelişinin özel bir düzenleme gerektirmediğini ve bu tür uçuşların rutin olduğunu vurguladı.
Bu gelişmeler, AKP içindeki Azerbaycan'a yönelik eleştirilerin ve Azerbaycan'ın tutumunun, iki ülke arasındaki ilişkilerde daha derin bir çatlağa yol açabileceğini gösteriyor. Binali Yıldırım'ın açıklamaları, AKP içinde farklı görüşlerin ve Azerbaycan'a yaklaşımın çeşitliliğini ortaya koyarken, Azerbaycan'ın tutumu da bağımsızlık ve egemenlik vurgusunu sürdürüyor.









































