Evrenin karanlık ve gizemli geçmişine ışık tutan James Webb Uzay Teleskobu, bilim dünyasını şaşkına çeviren tarihi bir keşfe daha imza attı. Dünyamızdan tam 12,5 milyar ışık yılı uzaklıkta, evrenin henüz bebeklik çağında olduğu bir dönemde, aynı galaksi içinde yer alan ve birleşmek üzere olan üç devasa süper kütleli kara delik görüntülendi. 🌌
Astronomy & Astrophysics dergisinde yayımlanan yeni bir araştırmaya göre, gökbilimciler ilk kez erken evrende üç adet aktif süper kütleli kara deliğe ev sahipliği yapan bir galaksi keşfetti. Üstelik bu kara deliklerden ikisi birbirine o kadar yakın ki, devasa bir kozmik çarpışmanın ve birleşmenin eşiğinde bulunuyorlar. Başlangıçta sadece iki kara deliğe sahip galaksiler bulmayı uman araştırmacılar, evrenin onlara sunduğu bu üçlü sürpriz karşısında büyük bir heyecan yaşadı.
Max Planck Dünya Dışı Fizik Enstitüsü’nden makalenin baş yazarı Hannah Ubler, bugüne kadar yakındaki galaksilerde kara delik çiftlerinin ve hatta üçlülerinin gözlemlendiğini, ancak Dünya'dan bu kadar uzak bir mesafede böylesine bir sistemin daha önce hiç görülmediğini belirtti. Bu uzaklıktaki galaksiden gelen ışık, Büyük Patlama'dan sadece bir milyar yıl sonra yola çıkmış durumda. Normal şartlarda devasa yıldızların yakıtlarını tüketip kendi içlerine çökmesiyle oluşan kara deliklerin bu kadar devasa boyutlara ulaşması için milyarlarca yıl geçmesi gerekiyor. Bu nedenle, evrenin henüz bebeklik döneminde sayılabilecek bir evresinde bu devlerin ortaya çıkması, bilim dünyasında hem büyük bir şaşkınlık yarattı hem de yeni soruları beraberinde getirdi. Ubler, daha önce bu devlerin evrenin erken dönemlerinde büyümeye başladığının sadece bir varsayım olduğunu, ancak artık bu süreci canlı olarak izlediklerini vurguladı.
Bu eşsiz keşif, önceki nesil uzay teleskoplarıyla yapılması imkansız bir başarı olarak tarihe geçti. Teksas Üniversitesi'nden gökbilimci Steven Finkelstein, emektar Hubble Uzay Teleskobu'nun bu galaksiyi sadece birkaç pikselden ibaret bulanık bir leke olarak görebileceğini ve içindeki kara delikleri ayırt edemeyeceğini vurguladı. James Webb Uzay Teleskobu'nun gelişmiş yakın kızılötesi spektrografı sayesinde cihaz, ışığın farklı dalga boylarını ayrıştırarak saniyede binlerce kilometre hızla hareket eden hidrojen gazlarını tespit edebildi. Finkelstein, evrende gazların bu denli şiddetli hareket etmesine neden olabilecek tek gücün, büyümekte olan devasa bir süper kütleli kara deliğin muazzam çekim kuvveti olduğunu ifade etti.
Gökbilimciler, bu üç kara delikten en küçüğünün 600 bin, en büyüğünün ise tam 80 milyon güneş kütlesine eşit olduğunu hesapladı. İki kara deliğin kütle çekim kuvvetleriyle birbirine doğru çekildiği netleşirken, üçüncü kara deliğin ileride bu birleşmeye dahil olabileceği veya geçmişteki bir çarpışmanın etkisiyle sistemin dışına itilmiş olabileceği tahmin ediliyor. Max Planck Enstitüsü'nden araştırmacı Giovanni Mazzolari, bu devasa nesnelerin bu kadar kısa sürede nasıl oluştuğuna dair teorilerin artık yeniden şekillendiğini belirtti. Bilim insanları artık bu kara deliklerin ya baştan çok ağır doğduklarını, ya inanılmaz bir hızla madde tüketip etraflarındaki yıldızları yutarak büyüdüklerini ya da bu yeni keşfin net bir şekilde gösterdiği gibi sürekli olarak birbirleriyle çarpışıp birleşerek devasa boyutlara ulaştıklarını düşünüyor. James Webb teleskobunun, önümüzdeki süreçte evrenin sınırlarından çok daha fazla sürpriz kara delik keşfetmesi bekleniyor. 🌠
BİLİM İNSANLARINI ŞAŞKINA ÇEVİREN ZAMANLAMA
JAMES WEBB TELESKOBU'NUN EŞSİZ GÜCÜ
ASTROFİZİĞİN EN BÜYÜK SIRRI ÇÖZÜLÜYOR MU?






































