İstanbul'un Maltepe ilçesinde 8 Ekim 2026 sabahı, Cevizli Mahallesi Doğu Sokak'ta bulunan 7 katlı bir binanın alt üç katı, henüz belirlenemeyen bir nedenle çöktü. Olayın ardından bölgeye AFAD, itfaiye, UMKE, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Üst katlarda mahsur kalan vatandaşlar tahliye edilirken, enkaz altında kalanlara ulaşmak için arama-kurtarma çalışmaları başlatıldı. İlk belirlemelere göre, çöken binada 12 kişi yaşadığı tespit edildi; bunlardan 6'sı kurtarıldı, 1 kişinin cansız bedenine ulaşıldı ve 3 kişinin arama-kurtarma çalışmaları devam ediyor.
Bu üzücü olayın ardından, vatandaşlar "Oturduğum bina güvenli mi?" sorusuna yanıt aramaya başladı. e-Devlet üzerinden, binaların riskli olup olmadığını kontrol etmek mümkün. T.C. kimlik numarasıyla e-Devlet'e giriş yaptıktan sonra, "Tapu Bilgileri Sorgulama" sekmesinden taşınmazların üzerindeki şerh ve beyanları kontrol edebilirsiniz. Eğer binanız hakkında 6306 sayılı Kanun kapsamında bir inceleme yapılmışsa, bu durum tapu kayıtlarına "Riskli Yapı" şerhi olarak işlenir. Ayrıca, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın "Riskli Yapı Tespiti" hizmet ekranından da süreci takip edebilirsiniz.
Ancak, tapu kaydında herhangi bir risk kaydının bulunmaması, binanın tamamen sağlam olduğu anlamına gelmez. Bu durum, sadece bina hakkında daha önce resmi bir risk tespiti başvurusu yapılmadığını gösterir. Bir yapının gerçek anlamda sağlam olup olmadığını anlamak için karot örneği alınması, demir donatılarının ve zemin yapısının teknik olarak incelenmesi gerekir.
Bununla birlikte, binanızın tehlikede olduğunu gösteren bazı sessiz sinyallere dikkat etmek önemlidir. Kolon ve kirişlerde oluşan derin, çapraz veya geniş çatlaklar, yapının ciddi baskı altında olduğunu gösterir. Betonun ufalanarak içindeki paslanmış demirlerin açığa çıkması, binanın taşıyıcı gücünü kaybettiğine işaret eder. Binanın dışarıdan bakıldığında gözle görülür şekilde yatması veya temel çevresindeki toprağın ayrılması, doğrudan yapısal tehlikeye dikkat çeker. Düzgün çalışan kapı ve pencerelerin aniden sıkışmaya başlaması da taşıyıcı sistemde bir sorun olabileceğini gösterir.
Sonuç olarak, binaların güvenliği, hem bireylerin hem de toplumun sağlığı açısından kritik öneme sahiptir. Olası riskleri erken tespit etmek ve gerekli önlemleri almak, büyük felaketlerin önüne geçebilir.




































