Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, Silivri Cezaevi'nde 2011 yılında yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüyle ilgili olarak "kasten öldürme", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma" ile "2937 sayılı yasaya muhalefet" suçlarından bir soruşturma başlattı.
Soruşturma kapsamında, sağlık sorunları nedeniyle şüpheli sıfatıyla ifadesi alınamayan ve Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) kapsamında yargılandığı davada hükümlü olan Enver Altaylı, ifadesinin alınması amacıyla Silivri Adliyesi'ne getirildi. Savcılık, ifadesi alınan Altaylı hakkında "kasten öldürmeye azmettirme" suçundan tutuklama talebinde bulundu.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Kozinoğlu'nun ölümüyle ilgili soruşturmaya dair açıklama yaptı. Gürlek, Kozinoğlu'nun 12 Kasım 2011'de rahatsızlanarak Silivri Devlet Hastanesi'ne sevk edildiğini ve hastaneye ulaştığında hayatını kaybettiğinin tespit edildiğini belirtti. Olayın ardından yapılan soruşturmada kamera kayıtları ve tıbbi belgelerin incelendiğini, ceza infaz kurumu, jandarma ve sağlık personeli ile koğuş arkadaşları ve Kozinoğlu'nun eşinin tanık ifadelerinin alındığını ifade etti. 10 Nisan 2012'de ise kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini aktardı.
Bakan Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'nın dosyayı yeniden incelediğini belirtti. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın değerlendirmeleri sonucunda, Silivri Sulh Ceza Hakimliği'nin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla takipsizlik kararının kaldırıldığını ve soruşturmanın yeniden başlatıldığını duyurdu. Yeni soruşturma kapsamında gizlilik kararı alındığını ve özel bir soruşturma ekibi oluşturulduğunu vurguladı. Bugüne kadar, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olay tarihinde ceza infaz kurumunda görevli 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldığı, 10 şüphelinin gözaltına alındığı ve bir şüphelinin FETÖ firarisi olarak yurt dışında bulunduğu tespit edildi.
Gözaltına alınan 10 zanlıdan biri tutuklanmış, 7'si adli kontrol şartıyla olmak üzere 9'u serbest bırakılmıştı. Soruşturma kapsamında yürütülen çalışmalarda, 1 muhabir, 1 kameraman ve 7 sağlık çalışanı olmak üzere toplam 9 şüpheli daha gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan zanlılar adliyeye sevk edildi. Savcılıkça ifadeleri alınan 1 muhabir da dahil olmak üzere 3 şüpheli tutuklanmaları talebiyle hakimliğe sevk edildi. Kameramanın da aralarında bulunduğu 3 zanlı için "yurt dışına çıkış yasağı" ve "imza atmak" şeklinde adli kontrol uygulanması talep edildi. Hakimlik, muhabirin de arasında bulunduğu 3 şüphelinin tutuklanmasına, kameramanın da aralarında bulunduğu 6 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verdi.
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talebi üzerine, Kozinoğlu'nun kesin ölüm nedeninin ve ölümüne üçüncü kişilerin müdahalesinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla fethi kabir işlemi gerçekleştirilmişti. Soruşturma kapsamında, Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan "bilgi sahibi" sıfatıyla savcılığa ifade verdi. Başsavcılık, Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin incelenmesine karar vermişti. Olay tarihinde görev yapan Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ile cezaevi savcısı Necip Doğan ve Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşları emekli deniz yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ve jandarma albay Hasan Atilla Uğur da gözaltına alındı.
Silivri Adliyesi'ne sevk edilen Doğan ve İşgören'in tutuklanmasına karar veren hakimlik, şüpheliler Ataman ve Uğur hakkında ise ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmetti. Devam eden çalışmalarda, eski gazeteci Osman Arslan, ambulans şoförü Süleyman Kaba, dönemin cezaevi müdürü Ömer Vatan ve dönemin vardiya amiri Kazım Beyke de gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ambulans şoförü Kaba'nın, jandarmadaki ifadesinin ardından mevcut delil durumu gözetilerek serbest bırakılmasına karar verildi. Hakimlik, Arslan'ın "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" ve "yasaklanan bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla açıklama" suçlarından tutuklanmasına, Vatan ile Beyke hakkında ise "yurt dışına çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verdi.
Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) kapsamında yargılandığı "silahlı terör örgütüne üye olmak" ve "siyasi ve askeri casusluk" suçlarından 23 yıl 4 ay hapis cezası 2024 yılında onanan Enver Altaylı'nın sağlık sorunları nedeniyle ifadesinin alınamadığı öğrenildi.
Soruşturma yeniden başlatıldı.
Fethi kabir işlemi gerçekleştirildi.
Dönemin başsavcısı ve cezaevi savcısı gözaltına alındı.









































