İsrail'in Suriye'de Türk askerlerinin ziyaret ettiği üsse saldırmasının ardından hükümetten gelen tehditler aralıksız sürerken, ABD Başkanı Donald Trump ilginç bir yorumda bulundu.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Suriye'deki Ebu Zuhur üssüne yapılan saldırıyı üstlenerek, Türkiye'nin Suriye'de genişlemesini istemediğini ifade etti. Savunma Bakanı Katz ise Erdoğan'ın Türkiye’yi Suriye’de "tehlikeli maceralara" sürüklediğini belirtti. Katz, “İsrail, hiçbir yapının güvenliğine tehdit olmasına izin vermeyecek” dedi.
Bu olaylar çığ gibi büyürken, Erdoğan'ın 'kadim dostu' ABD Başkanı Trump'tan ilk açıklama geldi. Beyaz Saray'a yakın Axios'un haberine göre, saldırı hakkında açıklama yapmaktan kaçınan Trump, saldırıdan haberdar olduğunu belirtti. Trump, İsrail'in saldırısını eleştirmedi ve sadece "bu konu hakkında konuşamam" ifadesini kullandı. Sert çıkışlarıyla bilinen Trump'ın bu çekingen yorumu dikkat çekti.
Habere göre, İsrail, Trump yönetimini saldırı hakkında bilgilendirdi ve amacın "üsteki Türk varlığının gelişimini engellemek" olduğunu ifade etti. Trump yönetiminin saldırı hakkında bilgilendirildiği zamanlama ise henüz netlik kazanmadı.
Çarşamba günü X'te paylaşılan bir videoda İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, saldırı öncesinde Türk varlığına izin verilmemesi konusunda Suriye'ye uyarıda bulunduklarını söyledi. Netanyahu, "Mesajımız çok netti: Yapmayın. Sanırım mesajı tam olarak anlamadılar," dedi.
Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani, üsteki durumun saldırılardan günler önce İsrail'e iletildiğini belirtti. Şeybani, İsrail'in Ebu Zuhur hava üssüne gerçekleştirdiği bombardımanın meşru bir gerekçesi bulunmadığını ifade etti. Üste yürütülen çalışmaların, savaş sırasında hasar gören pist ile tesislerin Suriye Hava Kuvvetleri'nin kullanımına yeniden kazandırılmasıyla sınırlı olduğunu vurguladı.
Saldırının gerçekleştiği dönemde tesiste Türk askeri yığınağının bulunmadığını belirten Şeybani, "Üste, böyle bir yorumu haklı çıkaracak hiçbir anlamda Türk askeri gücü yoktu. Üs aslında büyük ölçüde boş durumdaydı. Henüz tamamen yenilenmemiş ya da tam olarak operasyonel hale gelmemişti ve oradaki çalışmalar halen düzenleme aşamasındaydı. Bu nedenle, saldırıyı üsteki bir Türk askeri varlığına bağlamak, o dönemdeki sahadaki durum tarafından desteklenmemektedir." dedi.
Türk askeri yetkililerinin saldırıdan birkaç gün önce üssü ziyaret ettiğini doğrulayan Şeybani, bu durumun eğitim ve uzmanlık değişimi alanındaki askeri iş birliğinin bir parçası olduğunu ifade etti. Suriye ile İsrail'in saldırı öncesindeki günlerde temas halinde olduğunu belirten Şeybani, üssün Suriye kontrolünde kalacağının ve kalıcı bir Türk varlığının planlanmadığının karşı tarafa iletildiğini aktardı.
Şeybani, üsteki faaliyetlerin niteliğinin bilindiğini ve inşaat çalışmalarını Suriye topraklarında bir Türk askeri sahasının kurulması olarak yorumlamanın hiçbir temeli bulunmadığını kaydetti. Saldırı öncesi ve sonrasında Trump yönetimiyle de görüşmeler yapıldığını belirten Şeybani, şu açıklamayı yaptı: "Birincil hedefimiz endişelerimizi iletmek ve gerilimin tırmanmasını önlemek için çalışmaktı. ABD'ye İsrail'in Suriye'ye yönelik niyetlerine güvenmediğimizi ve İsrail'in askeri gerilimi tırmandırması ile sahadaki eylemlerinin Suriye'de veya bölgede istikrara katkıda bulunmadığına inandığımızı açıkça belirttik."
Saldırının ardından ABD yönetimi ve diğer ülkelere protesto iletildiğini ifade eden Şeybani, Suriye'nin egemenliğine saygı gösterilmesi gerektiğini belirtti: "Suriye'nin tutumuna açıklık getirmek, Suriye'nin egemenliğine saygı gösterilmesi ve topraklarının hesaplaşma ya da bölgesel çatışmayı genişletme alanına dönüştürülmemesi gerektiğini vurgulamak istedik. Gerilimin azaltılmasını istiyoruz, çünkü bölgede devam eden askeri gerilim hiçbir tarafa hizmet etmiyor ve Suriye ile daha geniş bölgenin ihtiyaç duyduğu istikrarın inşasına yardımcı olmuyor."





































