Geçtiğimiz yıl, hükümetin 16 yaş altındakilere yönelik dünyada bir ilk olan sosyal medya yasağına öncülük eden İletişim Bakanı Anika Wells, dijital özen yükümlülüğü yasalarının "bugüne kadar uymak zorunda kalmayan bir sektöre bazı temel güvenlik korumaları" getireceğini açıkladı.
Wells, Meta, Google ve TikTok gibi teknoloji şirketlerinin algoritmaları kapatma seçeneği sunmaması durumunda "ciddi" cezalarla karşılaşmaları gerektiğini ifade etti.
Muhalefet kanadından bazı isimler öneriyi eleştirirken, Liberal Parti lideri Angus Taylor, teklife "oldukça şüpheyle" yaklaştığını ve bu adımın sansür anlamına gelebileceğini savundu.
Wells, kullanıcıların çevrimiçi ortamda önlerine içerik getiren algoritmaları kullanmayı seçip seçmeyeceği konusunda hükümetin "uzman görüşü" alacağını belirtti. Bu durum, hükümetin sosyal medya yasağında olduğu gibi, mekanizmanın detaylarını tam olarak netleştirmeden önce yasayı çıkarmayı hedeflediğini gösteriyor.
Pazartesi günü ABC'ye konuşan Wells, "Avustralyalıların sosyal medya akışlarında ne görecekleri konusunda daha fazla seçenek sahibi olmalarını istiyoruz" dedi. "Birçok Avustralyalı, gerek aldıkları keyif gerekse mahallelerindeki yerel işletmeleri görmek gibi sağladığı kolaylıklar nedeniyle algoritmayı tercih ettiğini biliyoruz. Birçok kişi algoritmayı seçmek isteyecektir. Ancak büyük teknoloji şirketlerinin öncelikle bu seçeneği sunması ve bu tercihe saygı duyması gerektiğine inanıyoruz. Büyük teknoloji şirketleri dokunulmaz değildir ve müşterilerine temel güvenlik standartlarını sunmalıdır" değerlendirmesinde bulundu.
Ancak Bakan, geçtiğimiz aralık ayında yürürlüğe giren yasaktan önce platformlarda bulunan 16 yaş altı kişilerin büyük çoğunluğunun halen bu uygulamaları kullandığını gösteren araştırmalara rağmen, sosyal medya yasağını uygulamadığı için henüz hiçbir teknoloji şirketine para cezası kesilmediğini kabul etti.
Muhalefetten bazı üyeler fikri prensipte desteklediklerini belirtirken, diğerleri bunun ifade özgürlüğünü kısıtlama girişimi olduğunu savunuyor. Taylor, News24'e yaptığı açıklamada bunun "hükümetin sosyal medyayı sansürleme girişimi" olmasından endişe ettiğini ve İşçi Partisi'nin öncelikle sosyal medya yasağındaki açıkları kapatmaya çalışması gerektiğini söyledi.
Channel Nine'ın Today programına konuşan Wells, "Bu sansürle ilgili değil. Bu, büyük teknoloji şirketlerinin kendi platformlarındaki riskleri tespit etmelerini ve bu riskleri azaltmalarını sağlamakla ilgili" ifadelerini kullandı.
Geçen hafta rıza hakları savunucusu Chanel Contos, Avustralya Ulusal Basın Kulübü'nde yaptığı konuşmada, hükümete algoritmik sosyal medya akışları için onay esasına dayalı bir sistem getirilmesi çağrısında bulundu ve böylece teknoloji şirketlerinin reformların etrafından dolaşmasının zorlaştırılacağını savundu. Contos, algoritmaların Avustralya'da cinsel şiddetin yaygınlaşmasını körüklediğini ve gençleri kadın düşmanı içeriklere maruz bıraktığını ifade etti.
Kanun tasarısının önümüzdeki günlerde parlamentoya sunulması bekleniyor. Düzenlemenin, algoritmaların yanı sıra platformlara yeme bozukluklarını teşvik eden videolar gibi zararlı içeriklerin paylaşılmasını engelleme sorumluluğu da getirmesi öngörülüyor. Avustralya'da bu hafta sunulması planlanan kanun teklifi kapsamında vatandaşlar sosyal medya algoritmalarını kapatma imkanına sahip olabilecek.





































