COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Fethiye'de "Mapa-Şamandıra Sistemi ve Fethiye Dip Çamuru Temizliği Lansmanı"nda yaptığı konuşmada, Fethiye Körfezi'nin hem Muğla'nın hem de tüm Akdeniz'in en değerli hazinelerinden biri olduğunu vurguladı.
Körfezde uzun yıllardır süregelen yoğun kullanım, kontrolsüz çapa hareketleri ve dipte biriken balçık, zengin su altı ekosistemini tehdit ederken, körfezin berrak maviliğini de gölgelemiş durumda. Kurum, bu durumun herkesin rahatsızlık duyduğu bir mesele olduğunu dile getirdi.
Kurum, bugün iki önemli adım atıldığını belirterek, artık geçici çözümlerin ötesine geçildiğini ifade etti. Göcek ve Dalaman koylarının mapa-şamandıra sistemiyle güvence altına alındığını, denizlere düzen getirildiğini ve aynı zamanda deniz dibinde büyük bir temizlik seferberliği başlatarak denizi yeniden canlandırdıklarını açıkladı.
Projenin ilk bakışta teknik bir çalışma gibi görünse de, asıl meselenin çok daha büyük olduğunu belirten Kurum, bir çapanın suya inmesinin birkaç saniye sürdüğünü ancak zincirin deniz tabanında sürüklenmesinin yıllar içinde oluşmuş deniz çayırlarını tahrip edebileceğini ifade etti.
Bunun önüne geçmek için Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi'nde, Göcek ve Dalaman koylarını kapsayan yaklaşık 90 kilometrelik dev bir sahil şeridinde yeni bir düzen başlatacaklarını aktaran Kurum, şöyle konuştu:
"Koylarımıza rastgele atılan ve deniz tabanını tahrip eden ağır demirlerin yerine 926 sabit bağlama mapası ve 906 tonoz yerleştirdik. Bununla da yetinmeyip, denetimden su temizliğinin anlık takibine kadar her şeyi tek bir çatı altında toplayan 'DERİA' sistemini kuruyoruz. En yalın anlatımıyla DERİA, denizcilerimizin koyları, boş bağlama noktalarını ve uygunluk durumunu harita üzerinden görebileceği, kolayca rezervasyon yapabileceği bir sistem olacak. Böylece denizcilerimiz yer aramakla uğraşmayacak ve masmavi koylarımız ile altındaki zengin yaşam korunmuş olacak."
Bakan Kurum, DERİA'nın denizin Google Maps'i olacağını belirterek, bu projenin başarısını yalnızca kaç mapa kurulduğuyla ölçmediğini, deniz tabanına inmeyen her kontrolsüz çapanın başarı olarak gördüğünü ifade etti.
Burada yalnızca mapa ya da şamandıra kurmadıklarını, düzen, güven ve gelecek inşa ettiklerini dile getiren Kurum, bu anlayışı Fethiye Körfezi'nin tamamına yaydıklarını, koyları korurken İç Körfezi de iyileştirdiklerini vurguladı.
Deniz üstünü düzenlerken denizin altındaki yılların birikimini de temizlediklerini belirten Kurum, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Koylarımızdaki deniz çayırlarını güvence altına alırken iç körfezimizde yıllar içinde biriken dip çamurunu temizlemek için büyük bir çevre seferberliği başlatıyoruz. İki dip tarama gemimizle sahada çalışacağız. Yaklaşık 600 hektarlık alanda biriken 16 milyon metreküp dip çamurunu üç yıl içerisinde Fethiye Körfezi'nden çıkaracağız. Çalışmalar tamamlandığında iç körfezimizde ortalama 3,4 metrelik su derinliğine ulaşacağız."
Koyları koruduklarını, körfezi temizlediklerini ve ekosistemi güçlendirdiklerini vurgulayan Kurum, şunları ekledi:
"Burada ortaya koyduğumuz anlayış, Türkiye'nin dört bir yanında yürüttüğümüz çevre seferberliğinin denize yansıyan halidir. Marmara Denizi'ni ve İstanbul'u etkileyen o kabusu, müsilaj belasını hepimiz unutmadık. O dönemde yalnızca yüzeydeki köpüğü toplamakla yetinmedik, sorunun köküne inerek Marmara'yı kurtarmak için kolları sıvadık. Bu işler yalnızca lafla ya da iyi niyetle olmuyor; büyük bir bütçe ve uluslararası kaynak gerekiyor. Biz, Dünya Bankasıyla masaya oturarak Marmara Denizi'nin atık su arıtma tesislerini dönüştürmek, denizimizi kirlilikten arındırmak için 400 milyon avroluk dev bir dış finansmanı ülkemize kazandırdık. Bu, bugünün şartlarında muazzam bir kaynak. Ne yazık ki bazen bu işlerin perde arkasındaki emeği ve bulunan kaynağı kimse yeterince sahiplenmiyor ya da konuşmuyor."
Bu adımları millet için attıklarını vurgulayan Kurum, "İzmit Körfezi'nde büyük bir dip çamuru temizliği yürütüyoruz. İzmir Körfezi için 15 maddelik Acil ve Kısa Vadeli Eylem Planı'mızı uyguluyoruz. Eğirdir Gölü için hazırladığımız projenin büyük bölümünü tamamladık." dedi.
Bakan Kurum, 9-20 Kasım'da Türkiye'nin COP31'e ev sahipliği yapacağını hatırlatarak, COP31'de yalnızca hedef göstermeyeceklerini, Fethiye Körfezi'ni, mapa-şamandıra sistemini ve iç körfezde yürüttükleri dip çamuru temizliğini anlatacaklarını aktardı.
Kurum, COP31'de Marmara'yı, Sıfır Atık'ı, depozito sistemini ve sahadaki uygulamaları da paylaşacaklarını ifade ederek, "Biz, çözümü uygulayan bir ülke olacağız. Biz, modeli kuran bir ülke olacağız. Biz, yol gösteren bir Türkiye olacağız." diye konuştu.




































