İsrail'de Yedioth Ahronoth'un haberine göre, katılımcıların İsrail Başbakanı'nı protesto etmesi dikkat çekti. Netanyahu'nun BM Genel Kurulu'ndaki konuşmasının "boş bir salonda ve yalnızlığın hâkim olduğu bir atmosferde" gerçekleştirildiği belirtildi.
Haberde, Netanyahu'nun "kendisini dinlemeyen bir dünyaya" seslendiği ifade edilerek, konuşmasının "kibirli, saldırgan ve vizyondan yoksun" olarak nitelendirildiği aktarıldı. Seçimlere yaklaşık bir ay kala yapılan bu konuşmanın öncelikle ülke muhalefetine yönelik olduğu vurgulandı.
Netanyahu'nun "sert ve düşmanca" olarak tanımlanan konuşmasının, "kan, ter ve gözyaşı konuşmasına" benzer bir ton taşıdığı yorumları yapıldı. Ayrıca, Netanyahu'nun "Abraham Anlaşmaları"nın genişletilmesi ihtimali de dahil olmak üzere barışa ilişkin hiçbir şey söylemediğine dikkat çekildi ve konuşmanın "herhangi bir umut ışığı sunmadığı" ifade edildi.
Konuşma, 27 Ekim'de yapılması planlanan İsrail seçimlerine 33 gün kala ve ülkedeki siyasi tartışmaların yoğunlaştığı bir dönemde gerçekleşti. Muhalefet, konuşmanın içeriğini eleştirirken, Netanyahu'nun koalisyonundaki bakanlar ve siyasetçiler ise konuşmayı övdü.
Netanyahu'nun BM Genel Kurulu'ndaki konuşması sırasında birçok ülke temsilcisi, İsrail’in Gazze'deki soykırım başta olmak üzere işgal altındaki Batı Şeria'daki toprak gasplarına, Suriye ve Lübnan'a yönelik saldırılarına tepki göstererek salonu terk etti. Neredeyse boş bir salona konuşan Netanyahu'nun, kendisini alkışlatmak amacıyla bazı İsraillileri BM Genel Kurulu'na getirdiği gözlemlendi. Ayrıca, Netanyahu New York'ta geniş çaplı gösterilerle halk tarafından protesto edildi.
Uluslararası Ceza Mahkemesi, Kasım 2024'te Gazze Şeridi'nde işlenen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar nedeniyle Netanyahu ve eski İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında tutuklama kararı çıkarmıştı.








































