Obezite ve yüksek insülin seviyeleri birbirini tetikleyen unsurlardır. Kilo aldıkça insülin direnci artar, insülin yükseldikçe vücut yağ depolamaya başlar.
İnsülin, kanda şeker oranı yükseldiğinde pankreas tarafından salgılanır ve şekeri enerji ihtiyacı olan hücrelere taşıyarak enerji kaynağı olarak kullanılmasını sağlar. İnsülin dengesizliği, vücuttaki hücrelerin pankreastan salgılanan insülin hormonuna karşı duyarlılığını kaybetmesi ve glikozu (şekeri) hücre içine yeterince alamaması durumudur. Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Derya Uludüz, "İnsülin dengenizde bir sorun olup olmadığını anlamak için kendinize bir bakın. Şeker veya ekmek için can atıyorsanız, öğleden sonra saat 15.00 ve 16.00’da kendinizi halsiz ve sinirli hissediyorsanız, göbeğinize zıpladığınızda sallanıyorsa bir sorun var demektir. İnsülin dengesinde sorunun ana kaynağı ya insülin eksikliği ya fazlalığı ya da insülin direncidir" diyor.
İnsülin, beyinde iki şekilde çalışarak iştahı uyarır. İştahı kesen hormon leptinin çalışmasını engeller; bu da daha fazla yememize ve daha az aktif olmamıza neden olur. Ayrıca, beynin ödül hormonu dopaminin yükselmesine yol açar. Dopamin, bağımlılık yapan davranışlardan alacağımız zevkle yemek yeme isteğini teşvik eder. Çatalı bırakmak hiç de kolay değildir.
İnsülin, vücudun sağlıklı çalışmasında önemli bir rol oynamasına rağmen, bu hormonun fazlalığı kesinlikle kilo alımına neden olur. Çok fazla insülin, vücudun kullanılmamış glikozu yağ olarak depolamaya teşvik etmesine yol açar ve aynı zamanda depolanan yağın bir enerji kaynağı olarak kullanılmasını engeller. Bu nedenle, yüksek insülin seviyesi karın çevresinden yağ kaybetmeyi imkansız hale getirir.
İnsülin dengesizliğinin en önemli nedeni fazla miktarda karbonhidrat tüketimidir. İnsülin yetersiz kaldığında, kandaki şeker hücrelere taşınamaz ve kanda şeker miktarı artarken hücreler yakıt olarak yağları kullanmaya başlar. Diyabet, kan damarlarının zayıflamasına ve buna bağlı olarak beyinde felç riski ile bunama oluşumuna neden olabilir. Yüksek miktarda şeker alımı, vücutta insülin direncine yol açarak sinir hücreleri de dahil olmak üzere tüm hücrelere enerji yakıtının yeterince ulaşamamasına ve zamanla bu hücrelerin ölmesine sebep olur. Bu durum da demans riskini artırır.
Kandaki insülin seviyesini dengelemek için öneriler:
– Güne bir yemek kaşığı elma sirkesi içerek başlayın.
– Lif yönünden zengin beslenin.
– Düşük karbonhidrat diyeti uygulayarak insülin miktarını azaltabilirsiniz.
– Düzenli fiziksel aktivite yapın.
– Tarçın, insülin seviyelerini dengelemeye yardımcı olur.
– Kahvaltıda yumurta, menemen gibi protein açısından zengin besinler tüketin.
– Kaliteli uyku (en az 7-8 saat) ve stresten uzak durmak, kan şekerini olumsuz etkileyen kortizol hormonunu dengede tutar.
Eğer aşağıdaki belirtileri yaşıyorsanız, insülin dengenizle ilgili sorunlar olabilir:
– Sürekli tatlı isteği.
– Yedikten sonra kısa süreli enerjik hissetme, ardından tekrar yorgunluk.
– Aile öyküsünde diyabet veya hipoglisemi bulunması.
– Gün içinde huzursuzluk, endişe ve yorgunluk hissi.
– Yemek yedikten sonra yorgun hissetme.
– Az yağlı yemekler yemeye rağmen kilo verememe.
– Gün içinde iştah kontrolü sağlayamama.
– Tatlı tüketiminden sonra kalp çarpıntısı hissetme.
– Tuz hassasiyeti olduğunu düşünme.
– Genellikle sabırsız, huzursuz ve endişeli olma.
– Hafıza ve odaklanma sorunları yaşama.
– Yemek yemenin sizi sakinleştirdiğini düşünme.
Eğer bu belirtilere 8 veya daha fazla "evet" yanıtı veriyorsanız, insülin dengesizliğiniz (direnciniz) olabilir.








































