Okul kitaplarında yalnızca adı geçen Kadeş Antlaşması’nın Türkiye'de ortaya çıkarılan kayıp maddeleri, 3300 yıl önce yaşanmış bir mülteci ve mülkiyet krizini kanıtladı. Avuç içine sığan bu kil parçasının üzerindeki çivi yazıları, ezber bozuyor.
- Küçük bir kil parçası, Hitit İmparatorluğu'nun başkenti Hattuşa'da, Mısır ile Hititler arasında MÖ yüzyılda imzalanan Kadeş Antlaşması'nın bir kopyasına ait olduğu belirlendi. Yaklaşık 1 yıl süren bilimsel incelemelerin ardından tanımlanan parça, antlaşmanın 12 ila maddeleriyle bağlantılı bölümleri içeriyor.
Kadeş Antlaşması, Mısır Firavunu II. Ramses ile Hitit Kralı III. Hattuşili arasında imzalanan bir barış anlaşmasıydı. İki büyük güç arasında yıllarca süren çatışmaların ardından hazırlanan bu anlaşma, taraflar arasında barış ve karşılıklı yükümlülükler oluşturdu. Antlaşmanın Mısır versiyonu tapınak duvarlarına kazınırken, Hititlere ait kopyalar çivi yazısıyla kil tabletlerine aktarıldı. Hattuşa'da bulunan yeni parça da bu Hitit kopyalarından birine ait.
Yeni eser, Hitit İmparatorluğu'nun başkenti olan antik Hattuşa'nın önemli bölümlerinden Büyükkale'de yürütülen kazılarda ortaya çıkarıldı. Günümüzde Çorum'un Boğazkale ilçesi yakınlarında bulunan Hattuşa, uzun yıllardır arkeolojik araştırmaların sürdüğü önemli merkezlerden biridir. Parçanın bir yüzünün büyük ölçüde korunmuş olduğu belirtildi. Eserin Kadeş Antlaşması'nın bir parçası olduğu hemen anlaşılmadı; parça, kimliğinin belirlenmesinden önce yaklaşık bir yıl boyunca bilimsel incelemelerden geçirildi.
- Buluntunun önemi, üzerinde okunabilen metnin Kadeş Antlaşması'nın 12 ila maddeleriyle bağlantılı bölümlere karşılık gelmesinden kaynaklanıyor. Bu bölümlerde, taraflardan birinin topraklarını terk ederek diğer bölgeye sığınan insanların durumu ele alınıyor. Metinde, bu kişilerin geri dönüşü, korunması ve geride bıraktıkları malların nasıl ele alınacağına ilişkin düzenlemeler yer alıyor.
Parçadan okunabilen bölümler özellikle şu konulara ışık tutuyor:
– Sığınanlar: Mısır veya Hatti topraklarını terk ederek başka bölgelere giden insanlardan söz ediliyor.
– Geri dönüş: Bir krallıktan diğerine kaçan kişilerin geri gönderilmesine ilişkin hükümler bulunuyor.
– Koruma: Sığınan kişilerin ve mallarının korunmasına yönelik düzenlemeler yer alıyor.
– Evler ve mallar: İnsanların geride bıraktıkları yaşam alanları ve mülkleriyle ilgili hükümler bulunuyor.
Kil tabletin yalnızca küçük bir bölümünün korunmuş olması, arkeolojik açıdan taşıdığı değeri azaltmıyor. Aksine, Hattuşa'da daha önce bulunan Kadeş Antlaşması parçalarına yeni bilgiler eklenmesi, araştırmacıların antlaşmanın eksik bölümlerini daha iyi anlamasına yardımcı oluyor. Çivi yazısıyla kil üzerine kaydedilen farklı kopyalar, araştırmacıların antlaşmanın özgün metninin bazı bölümlerini karşılaştırarak yeniden oluşturmasına olanak sağlıyor.
Hattuşa'da bulunan parça, sığınma, sınırlar, mülklerin korunması ve insanların geri dönüşü gibi konuların binlerce yıl önce devletler arasındaki diplomatik anlaşmalarda da ele alındığını gösteriyor. Bu yönüyle Kadeş Antlaşması, yalnızca iki hükümdarın savaşa son verdiğini ilan eden sembolik bir metin değildi. Anlaşma, iki krallık arasındaki ilişkileri düzenleyen ve tarafların belirli yükümlülükler üstlenmesini sağlayan ayrıntılı hükümler de içeriyordu.
Binlerce yıl sonra ortaya çıkarılan bu küçük parça, arkeolojik kazılarda bulunan tek bir kil parçasının bile antik dünyanın siyasi ve diplomatik ilişkilerini anlamaya katkı sağlayabileceğini ortaya koyuyor. Hattuşa'daki kazıların devam etmesi, Kadeş Antlaşması'na ait başka parçaların da ortaya çıkarılabileceği ihtimalini gündemde tutuyor.
Kadeş Antlaşması neydi?
Hattuşa'daki parça nasıl bulundu?
Parça, antlaşmanın hangi bölümüne ait?
Küçük bir parça neden bu kadar önemli?
Kadeş Antlaşması antik diplomasi hakkında ne gösteriyor?
🗿📜





































