- New York Times'ın haberine göre, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu çerçevesinde basın toplantısı düzenleyen İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Tahran yönetiminin çatışmaları durdurmak, Hürmüz Boğazı'nı trafiğe açmak ve ardından kapsamlı nükleer müzakerelere başlamak amacıyla Washington’a yedi günlük bir plan önerdiğini açıkladı.
Erakçi, bu teklifin, haziran ayında ABD ile İran arasında sağlanan ancak kısa sürede çöken mutabakat zaptındaki taahhütlerle büyük benzerlik taşıdığını belirterek, Washington'un kabul etmesi durumunda uygulamaya konulmaya hazır olduğunu ifade etti. Erakçi, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Arabulucular aracılığıyla ABD’ye, belirli koşullar yerine getirildiğinde Hürmüz Boğazı'nın yedinci günün sonunda açılacağı ve görüşmelerin yeniden başlayacağına dair bir plan sunduk."
Son olarak, anlaşmanın ABD ara seçimlerinden önce sağlanmasının daha uygun olacağını da sözlerine ekledi.
Görüşmeler hakkında bilgi sahibi olan Amerikalı bir yetkili, yönetimin arabulucular aracılığıyla olumlu ve yapıcı temaslar yürüttüğünü ancak ABD'nin bir anlaşma için acele etmeyeceğini savundu.
Haber, İran'ın bu önerisinin, ABD Başkanı Donald Trump ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın BM kürsüsünden karşılıklı sert mesajlar verdiği bir süreçte gündeme geldiğine işaret etti. Trump’ın anlaşma olmaması halinde İran'ı "yok etmekle" tehdit ettiği, Pezeşkiyan'ın ise ülkesine zorbalık yapılamayacağını vurguladığı hatırlatıldı.
Plana ilişkin şartlar arasında; yedi gün boyunca Lübnan dahil tüm çatışmaların durması, ABD'nin İran'a ait olduğu tahmin edilen 12 milyar dolar tutarındaki dondurulmuş fonları serbest bırakması, İran petrolü üzerindeki yaptırımların kaldırılması ve deniz ablukasına son vermesi gerektiği öne sürüldü. Bu adımların ardından son gün Hürmüz Boğazı'nın açılacağı ve nükleer müzakerelere derhal başlanacağı belirtildi.
Trump'ın birincil hedefinin İran'ın nükleer silaha sahip olmasını engellemek olduğu, bunu ya diplomatik bir uzlaşıyla ya da yeni saldırılarla sağlamayı amaçladığı aktarıldı. Ayrıca, iki ülkenin yaklaşık yedi aydır savaş halinde olduğu ifade edildi. Savaşın, şubat ayı sonlarında ABD ve İsrail'in İran'ın dini lideri Ali Hamaney ve askeri komuta kademesini hedef alan hava saldırılarıyla başladığı, Trump'ın savaşın birkaç hafta süreceğini öngördüğü ancak savaşın küresel düzeyde petrol, enerji ve gıda fiyatları üzerinde geniş çaplı etkiler oluşturduğu hatırlatıldı.
Diplomatik temaslar hakkında açıklama yapan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Katar arabuluculuğunda gerçekleştirilen üç saatlik toplantının bir uzlaşıyla sonuçlanmadığını bildirmişti. Ancak, temaslarını 28 Eylül'e kadar New York'ta sürdürecek olan İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, 22 Eylül'de ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner ile Katar üzerinden mesaj teatisi gerçekleştirmişti. Görüşmeyi "verimli" olarak nitelendiren Erakçi'nin ardından, İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi de yeni temasların kapıda olduğunu duyurdu.
Haber, yaptırımlar, temel gıdada artan enflasyon, ilaç sıkıntısı ve ticari aksamalar nedeniyle İran ekonomisinin ağır bir baskı altında olduğunu vurguladı. Analistlere göre, Trump, ara seçimler öncesinde savaşı sonlandırmanın getireceği siyasi kazanım ile Tahran üzerindeki ekonomik baskıyı korumak arasında bir denge kurmak zorunda.
Crisis Group İran Projesi Direktörü ve Başkan Danışmanı Ali Vaez, teklifi "akıllıca bir hamle" olarak nitelendirdi. Vaez, planın kamuoyunda destek bulmayan bir savaşı sonlandırarak ara seçimler öncesi enerji fiyatlarını düşüreceği için Trump açısından cazip olduğunu, aynı zamanda İran'ın lehine olan şartları geri getirdiğini vurguladı. Ayrıca, nükleer müzakerelere giden takvimin daraltılmasının Trump için çekici bir seçenek sunduğunu kaydetti.





































