Küresel piyasalarda, enflasyonist baskıların devam etmesi ve merkez bankalarının faiz artırma yönündeki adımları, risk algısını yükseltiyor. ABD'de 10 yıllık Hazine tahvili faizi, 2002'den bu yana en yüksek seviyeye çıkarak %5,34'e ulaştı. Bu yükseliş, tahvil piyasasında satış baskısını artırarak, hisse senedi değerlemeleri üzerinde baskı oluşturuyor.
Dolar endeksi, tahvil faizlerindeki artışla birlikte güçlenerek 102,2 seviyesine yükseldi. Bu durum, özellikle Fransa kaynaklı mali endişeler nedeniyle avroda değer kaybına yol açtı. Altının ons fiyatı ise, tahvil getirilerindeki sert yükselişler ve dolara olan talebin artmasıyla %3,4 değer kaybederek 4.141 dolara indi.
ABD'de tarım dışı istihdam, eylülde 29 bin kişi artarak beklentilerin altında kaldı ve işsizlik oranı %4,2'ye yükseldi. Bu veriler, Fed'in ekim ayında faiz artırımına gitme ihtimalini %23'e indirdi. Çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi, ağustosta aylık %0,2, yıllık %3 artarak, enflasyonist baskıların sürdüğünü gösterdi.
ABD Başkanı Donald Trump, Avrupa'nın dizel stoklarının büyük bir kısmını piyasaya sürmeyi kabul ettiğini bildirdi. G7 ülkelerinin liderleri, küresel enerji piyasalarını istikrara kavuşturmak amacıyla Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) koordinasyonunda dizel ve diğer petrol rezervlerinden toplam 100 milyon varilin 4 ay içinde serbest bırakılmasına karar verdi.













































