1988 yılında İngiltere'nin Cornwall bölgesindeki Camelford kasabasında, içme suyuna yanlışlıkla 20 ton alüminyum sülfat eklenmesi sonucu ciddi bir su kirliliği olayı yaşandı. Bu kimyasal madde, suyun asidik özellik kazanmasına ve binlerce evin musluklarından kirli, yeşilimsi suyun akmasına neden oldu.
Olayın ardından kasaba sakinleri, ağız ve boğazda yanıklar, ciltte tahrişler, döküntüler ve saç renginin yeşile dönmesi gibi belirtilerle hastanelere başvurdu. Yetkililer, suyun zararsız olduğunu ve tadındaki garipliğin geçici bir klorlama işleminden kaynaklandığını iddia etti. Ancak, bu açıklamalar halkın endişelerini gidermedi.
İlerleyen yıllarda, Camelford sakinlerinde erken yaşta hafıza kaybı, odaklanma güçlüğü ve ciddi nörolojik rahatsızlıklar görüldü. Bir araştırma, beyninde yüksek seviyelerde alüminyum tespit edilen bir kadının ölümünün, bu kirliliğe bağlı olabileceğini ortaya koydu.
Olayın ardından yapılan resmi soruşturmalar, suyun kirlenmesinin ardından 15 gün boyunca halka bilgi verilmediğini ve bu durumun kasaba sakinlerinin sağlık sorunlarını daha da kötüleştirdiğini ortaya koydu. Bazı uzmanlar, bu gecikmenin, suyun özel sektöre devredilmesi sürecini olumsuz etkilememek amacıyla yapıldığını iddia etti.
Camelford su krizi, İngiltere'nin en büyük çevre felaketlerinden biri olarak kaydedildi ve su arıtma süreçlerinin güvenliği ile kamu sağlığı konularında ciddi endişelere yol açtı. Olayın ardından, su arıtma tesislerinde güvenlik önlemlerinin artırılması ve halkın bilgilendirilmesi gerektiği vurgulandı.













































