Kiler Holding hisselerinin 2026’nın ilk aylarında hızla yükselip ardından sert biçimde gerilemesi, şirketin piyasa değeri ve gözetim mekanizmaları hakkındaki tartışmaları TBMM’ye taşıdı. Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Meclis’te yaptığı konuşmada hisse hareketlerini eleştirerek Sermaye Piyasası Kurulu, Borsa İstanbul ve MASAK’ın rolünü sorguladı.
Günaydın’ın verdiği rakamlara göre, 1 Temmuz 2022’de 7 lira düzeyinde olan hisse Şubat 2026’da 383 liraya ulaştı. Şubat ayında hisse fiyatının 615 lirayı test etmesiyle şirketin piyasa değeri 1 trilyon lira eşiğini aşmıştı. Ancak farklı tarihlerdeki fiyatlar ve piyasa değeri hesaplamaları, zirve rakamlarının doğrudan karşılaştırılmasında dikkat gerektiriyor.

Forbes Türkiye’nin aktardığına göre MSCI, Şubat 2026’da Kiler Holding’in endeks sınıfındaki planlanan değişikliğini, şirketin fiili dolaşımdaki pay oranına ilişkin belirsizlikler nedeniyle uygulamaya koymadı. Endekse dahil edilme beklentisi, o dönemde hisseye yönelik piyasa ilgisinin unsurlarından biri olarak öne çıktı; ancak bu karar tek başına fiyat hareketlerinin nedenini açıklamıyor.
Hisselerdeki yükselişin ardından yaşanan düşüş de dikkat çekti. Sözcü’nün Eylül 2026’da yayımladığı haberde, KLRHO paylarının 17-29 Eylül arasındaki dokuz işlem gününü taban fiyattan kapattığı ve 30 Eylül’de 10,16 liraya gerilediği bildirildi. Günaydın da konuşmasında, fiyatın 10-11 lira seviyelerine, şirketin piyasa değerinin ise yaklaşık 30 milyar liraya indiğini söyledi.
Kiler Holding’e yönelik siyasi tartışmaların bir diğer başlığı, İstanbul’daki Sapphire kompleksi oldu. TBMM belgelerinde yer alan bilgilere göre Kiler, borçlarına karşılık 2019’da 147 bağımsız bölümü Halkbank’a devretti; bankanın bu işlemle 583 milyon liralık borcu tasfiye ettiği belirtildi. Kiler Gayrimenkul Yatırım A.Ş. ise 2023’te 247 bağımsız bölümü 905 milyon liraya, dönemin kuruyla yaklaşık 48,3 milyon dolara geri satın aldı.

İşlem, Halkbank’ın 2021 yılına ait Sayıştay raporunda Sapphire için belirtilen 78,9 milyon dolarlık ekspertiz değeriyle karşılaştırılarak Meclis’te sorgulandı. Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, KİT Komisyonu’ndaki değerlendirmesinde AVM’nin pandemi döneminde zarar ettiğini, alıcı bulunamadığını ve bankada kalmasının da maliyet yaratacağını savundu. Bu açıklama bankanın gerekçesini ortaya koysa da satış bedeli ve değerleme arasındaki fark konusundaki siyasi tartışmayı sona erdirmedi.
Hisse fiyatındaki hareketler ve Sapphire işlemi farklı konular olsa da ikisi de yatırımcıların korunması, piyasa gözetimi ve kamu bankalarının varlık yönetimi konularında şeffaflık talebini artırıyor. Meclis’te dile getirilen eleştiriler ve şirket hisselerindeki dalgalanma, iddiaların bağımsız denetim ve resmî veriler üzerinden değerlendirilmesinin önemini gösteriyor.










































