ABD, İran'a yönelik yaptırımları genişleterek Tahran ile ticari bağlarını sürdürmeye devam eden ülkeleri dolar bazlı finans sisteminden çıkarma tehdidinde bulundu. İran petrolünün en büyük alıcısı olan Çin, bu baskılara karşı hak ve çıkarlarını kararlılıkla koruyacağını duyurdu.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Başkan Donald Trump'ın talimatıyla İran ekonomisini hedef alan yaptırımların kapsamının genişletildiğini açıkladı. Washington yönetimi, en sert tedbirleri uygulamaktan şu an için kaçınsa da, Tahran ile ticari ilişkilerini sürdüren ülkelere yönelik uyarılarını artırdı. Bessent, diğer ülkelerin İran ile olan ticari bağlarını koparmamaları durumunda dolar bazlı küresel finans sisteminin dışına itilme riskiyle karşılaşacaklarını belirtti.
Bessent, İran petrolünün en büyük alıcısı olan Çin'e yönelik eleştirilerini artırdı. Çin, İran'dan en fazla petrolü alıyor ve bu ham petrolü özel sektöre bağlı "çaydanlık" rafinerilerinde işliyor. Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, "Çin, gelişmeleri yakından takip etmekte olup, hak ve çıkarlarını kararlılıkla korumak için gerekli tüm önlemleri alacaktır" açıklamasında bulundu.
ABD’nin Temmuz ortasında yenilediği İran limanlarına yönelik abluka, Çin’e akan petrol miktarını önemli ölçüde düşürdü. Gemi takip platformu Kpler’in verilerine göre, savaşın ilk haftalarında İran'dan Çin'e yapılan ham petrol ihracatı Şubat ayında günlük 1,57 milyon varil seviyesindeyken, Mart ayında 1,47 milyon varile geriledi. İran ve ABD arasındaki ateşkes anlaşmasının bozulmasının ardından, ABD’nin Temmuz ayında gemi ve liman ablukasını yenilemesiyle sevkiyatlarda keskin bir düşüş yaşandı. Haziran ayında günlük 785 bin varil ile Şubat 2023’ten bu yana en düşük seviyeye gerileyen sevkiyatlar, Temmuz’da geçici verilere göre 823 bin varile yükseldi. Ağustos ayında ise şu ana kadar olan alım günlük 534 bin varil seviyesine düştü. Bu petrollerin alıcısı, Çin'in 'çaydanlık' şirketleri oldu.
İran petrolünün ana alıcıları, ucuz ham petrolü işleyerek benzin ve motorine dönüştüren "çaydanlık" olarak adlandırılan bağımsız Çinli rafineriler. Çin'in büyük devlete ait rafinerileri, ABD Doları bazlı uluslararası finans sistemine sırtını dönememek amacıyla 2019'dan bu yana İran petrolünü işlemezken, iç pazara çalışan bağımsız rafineriler bu kısıtlamaları dikkate almıyor. Sevkiyatlar genellikle Malezya veya Endonezya menşeli olarak etiketleniyor, ödemeler ise Çin para birimiyle yapılıyor ve takip etmesi zor aracılar üzerinden yürütülüyor.
İran'dan gelen petrolün daralması, bu şirketleri şimdiden etkiledi. Yaptırımları atlatmayı başaran bu rafineriler, şimdi yeni bir ABD baskısıyla karşı karşıya. Trump’ın geçen yıl göreve dönmesinden bu yana Washington, baskıyı artırarak küçük rafinerilere ve nakliye şirketlerine yaptırımlar uyguladı. Nisan ayında Hengli Petrochemical rafinerisine ve yaklaşık 40 nakliye şirketine yaptırım getirilirken, Hengli İran petrolü aldığını reddetti.
ABD Hazine Bakanı Bessent, Çin bankalarına yönelik bir soruya, "Bugün burada kimsenin ABD yaptırımlarının menzilinin ötesinde olmadığını açıkça belirtmek istiyoruz." yanıtını verdi. Çin Dışişleri Bakanlığı ise yaptırım ve baskı taktiklerinin fayda sağlamayacağını vurgulayarak, Pekin'in kendi çıkarlarını korumak için gerekli adımları atacağını bildirdi. Tek taraflı yaptırımları reddeden Çin, krizin diplomatik ve siyasi yollarla çözülmesi gerektiğini vurguladı.
İran Ekonomi Bakanı Ali Madanizadeh, devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, Çin ve Rusya'nın ABD önlemlerini "kabul etmediğini" ve diğer ülkelerin de buna direneceğini öngördüğünü söyledi. Madanizadeh, "Doğal olarak düşmanlar bize karşı bir ekonomik terör saldırısı başlatmayı hedefliyor, ancak bizim de kendi araçlarımız var ve oyunu nasıl oynayacağımızı biliyoruz." ifadelerini kullandı.
Uzmanlar, ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Lideri Şi Cinping arasında önümüzdeki ay yapılması beklenen görüşmeler öncesinde, Washington’un Çin bankalarına yaptırım uygulamaktan ve Pekin’in kritik mineral ihracatına misilleme getirmesinden çekindiğini belirtiyor.
💼🌍





































