İzmir Bakırçay Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şermin Tağıl, Akdeniz'de son yıllarda art arda kırılan deniz yüzeyi sıcaklığı rekorlarının sadece yaz sıcaklıklarını değil, aynı zamanda sonbaharda görülebilecek aşırı hava olaylarını da etkileyebileceğini vurguladı. 🌊
Tağıl, AA muhabirine yaptığı açıklamada, deniz yüzeyi sıcaklığının atmosferle deniz arasındaki ısı ve nem alışverişini belirleyen en önemli değişkenlerden biri olduğunu ifade ederek, bu nedenle iklim sisteminin mevcut durumunu anlamada kritik öneme sahip olduğunu belirtti.
Akdeniz'deki yüksek hava sıcaklıklarının yanı sıra, denizin olağanüstü miktarda ısı depoladığını vurgulayan Tağıl, "Denizde biriken bu enerji, atmosferi besleyen temel kaynaklardan biri." dedi. 2026'nın ilk yarısında Akdeniz genelinde deniz yüzeyi sıcaklıklarının uzun yıllar ortalamasının oldukça üzerinde seyrettiğini söyleyen Tağıl, şu bilgileri paylaştı:
- Akdeniz'in ortalama deniz yüzeyi sıcaklığı yaklaşık 28,4 dereceye ulaştı.
- Bu değer, uzun dönem ortalamasının yaklaşık 2 derece üzerinde.
- Özellikle Doğu Akdeniz'de tarihi seviyelere yaklaşan sıcaklıklar dikkati çekiyor.
- Doğu Karadeniz'de de deniz yüzeyi sıcaklıkları mevsim normallerinin yaklaşık 1 ila 2 derece üzerinde seyrediyor.
Bu durum, önümüzdeki günlerde hem Akdeniz hem de Karadeniz'de görülebilecek kuvvetli yağış ve fırtınalar için ilave enerji ve nem kaynağı oluşturuyor. Akdeniz'deki olağanüstü sıcaklıkların tek bir yıla özgü olmadığını ifade eden Tağıl, son yıllarda denizel sıcak hava dalgalarının hem daha sık hem de daha uzun süre etkili olduğunu belirtti.
Prof. Dr. Tağıl, 2023 yılından bu yana hem okyanuslarda hem de Akdeniz'de deniz yüzeyi sıcaklıklarının sürekli rekor seviyelerde seyrettiğini dile getirerek, "Özellikle bu yıl temmuz ve ağustosun ilk yarısında Akdeniz tarihinde görülmemiş sıcaklıklara ulaşıldı. Bu tablo, denizin geçmiş yıllardan biriktirdiği ısının üzerine yeni ısı eklenmeye devam ettiğini gösteriyor." ifadelerini kullandı.
Pasifik Okyanusu'nda gelişmesi beklenen "güçlü El Nino"nun da küresel iklim açısından önemli bir sinyal olduğuna işaret eden Tağıl, "Ekvatoral Pasifik'te büyük bir sıcak su kütlesi birikiyor. Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA) de yıl sonuna kadar çok güçlü bir El Nino gelişme olasılığını yaklaşık yüzde 80 olarak değerlendiriyor. Ancak Akdeniz'deki olağanüstü sıcaklıkları doğrudan El Nino'ya bağlamak doğru olmaz. Akdeniz'in uzun vadeli ısınmasının temel nedeni küresel iklim değişikliği. El Nino ise bunun üzerine eklenen önemli bir iklim sinyali." şeklinde konuştu.
Çok güçlü bir El Nino gelişmesi halinde kutup girdabının zayıflamasını ve parçalanmasını destekleyebilecek atmosferik süreçlerin öne çıkabileceğini aktaran Tağıl, "Bu durum kış aylarında kuzey enlemlerinden gelen hava akımlarının daha etkili olmasına katkı sağlayabilir. Ancak bunu doğrudan 'Türkiye çok karlı bir kış yaşayacak' şeklinde yorumlamak bilimsel olarak doğru değil. Atmosfer çok değişken bir sistem. Bununla birlikte bazı iklim projeksiyonları kutup girdabının parçalanma olasılığının artabileceğine işaret ediyor." değerlendirmesinde bulundu.
Yaz boyunca Akdeniz'de depolanan olağanüstü ısının sonbahar açısından önemli bir erken uyarı niteliği taşıdığını belirten Tağıl, deniz sıcaklıklarının yüksek seyretmesinin kıyı bölgelerinde gecelerin daha sıcak geçmesine, tropikal gece sayısının artmasına ve sıcak hava dalgalarının etkisinin uzamasına katkı sağlayabileceğini söyledi.
Tağıl, asıl riskin ise sonbaharda ortaya çıkabileceğini vurgulayarak, "Eğer bu yüksek deniz sıcaklıkları sonbahara taşınır ve uygun atmosferik koşullarla birleşirse, şiddetli sağanakları, aşırı yağışları, ani sel ve taşkınları ile kuvvetli fırtınaları besleyebilecek ilave enerji ve nem sağlayabilir. Özellikle ekim ve kasım aylarında bu risk daha belirgin hale gelebilir." dedi.
Akdeniz'de zaman zaman görülen ve "medicane" olarak adlandırılan, bazı özellikleri tropikal siklonlara benzeyen sistemlerin gelişmesi açısından sıcak denizlerin önemli bir unsur olduğunu belirten Tağıl, "Deniz sıcak diye mutlaka medicane oluşacak demek doğru değildir. Bunun gerçekleşebilmesi için uygun alçak basınç sistemi, atmosferik kararsızlık, yeterli nem ve uygun rüzgar koşullarının aynı anda oluşması gerekir. Ancak olağanüstü sıcak bir deniz, bu koşullar oluştuğunda sistemin gelişmesi için önemli bir enerji kaynağı sağlayabilir. 2023 yılında yaşanan süreç, bunun dikkati çekici örneklerinden biriydi." ifadelerini kullandı.
🌡️ Bu durum, özellikle sonbahar için önemli bir uyarı niteliği taşıyor.






































