Altının ons fiyatı son bir haftada yüzde 7,4 değer kazanarak 4 bin 342 dolara yükseldi. Uzmanlar, petrol fiyatlarındaki gerileme ve dolar endeksindeki hareketlerin gelecekteki fiyatlamaları şekillendireceğine dikkat çekiyor.
Altının ons fiyatı, son bir haftada yüzde 7,4 değer kazanarak 4 bin 342 dolara çıkarak 19 Ocak'tan bu yana en hızlı yükselişini gerçekleştirdi. Bu performans, yaklaşık son 7 ayın en güçlü haftalık artışı olarak kaydedildi.
ABD'de zayıf gelen istihdam verileri, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) tahmin edildiği ölçüde sıkılaşmaya gitmeyeceği beklentilerini artırdı. Bu durum, değerli metallerden altın ve gümüşe olan talebi yükseltti. Benzer şekilde, gümüşün ons fiyatı da geride kalan haftada yüzde 10,2 değer kazanarak 63,54 dolara yükseldi ve aynı dönemin en hızlı haftalık artışını gerçekleştirdi.
Yeni haftaya yatay başlayan altının ons fiyatı 4 bin 340 dolardan, gümüşün ons fiyatı ise yüzde 0,8 artışla 64 dolardan işlem görüyor. Altının ons fiyatı en son haftalık olarak en hızlı yükselişini 19 Ocak'ta yüzde 8,7 artışla 4 bin 980 dolara çıkarken, gümüşün ons fiyatı da aynı haftada yüzde 14,7 değer kazanarak 102,48 dolara tırmanmıştı.
Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, altındaki yükselişin en büyük sebebinin son dönemde jeopolitik risklerin, yüksek petrol fiyatlarının ve faiz artırımı ihtimallerinin fiyatlamalara yansıması olduğunu belirtti. Ergezen, tüm artan risklere rağmen altın fiyatlarının 3 bin 400 dolar bandının altına geçmediğini vurguladı.
"Bu durum, tüm bu risklerin fiyatlamaların içerisine girdiğini gösteriyor. Gelecek dönemde daha olumlu haberlerin fiyatlamalara yansıma eğiliminde olacağı bekleniyor ve bu durumu yavaş yavaş görmeye başlıyoruz. Uzlaşma ve ateşkes beklentileri de fiyatlamalara etki ediyor. Son yükselişi bir miktar para girişinin artışına bağlayabiliriz. Artık hem kurumsal yatırımcılar hem de merkez bankaları en kötü senaryonun geride kaldığı beklentisi içerisindeler. İyimserlik daha fazla ağırlık kazanmaya başladı," diye konuştu.
Altın ve gümüş tarafında dolar endeksini takip etmenin önemli hale geldiğini dile getiren Ergezen, dolar endeksine paralel hareketlerin ve korelasyonun yüksek olduğunu belirtti. Dolar endeksinde gerilemenin altın fiyatlarında yükseliş eğilimini, tersi durumda ise düşüş eğilimini beraberinde getirdiğini ifade etti.
"Savaş devam ettiği sürece, Hürmüz Boğazı kapalı kaldıkça ve buradan geçişler devam etmedikçe petrol fiyatları yüksek kalmaya devam edecek. Yüksek petrol fiyatları enflasyon endişelerini beraberinde getiriyor. Bu durum, tahvil faizlerini yukarıda tutarak Merkez Bankalarının faiz artırma ihtimallerini artıran unsurlardan biri. Böyle bir senaryo içerisindeyiz. Yüksek faizler veya faiz beklentilerinin artması küresel büyümede yavaşlamaya yol açıyor ve talep tarafında azalmaya neden oluyor. Bu nedenle, faizlerin yüksek kalması ve petrol fiyatlarının durumu daha da önemli hale geliyor. Petrol fiyatları geri çekildikçe altın ve gümüş tarafında alıcıların artmaya devam ettiğini göreceğiz. Bu hafta itibarıyla petrol fiyatı yine 80 doların üzerinde. 70 dolarlara yaklaştığımızda altın ve gümüş fiyatlarında daha olumlu hareketler görebiliriz. Dolar endeksi ise hala 100 seviyelerine yakın, bu bir risk unsuru," şeklinde değerlendirmelerde bulundu.
Zafer Ergezen, dolar endeksinin 100 seviyelerine yakın olması ve petrol fiyatlarının 80 dolar üzerinde bulunmasının altın ve gümüşteki yükselişleri kısıtlayacağını bildirdi. Ergezen, yukarı yönlü hareketler için hem petrol fiyatında hem de dolar endeksinde gerileme gerektiğini vurgulayarak, "Aksi takdirde altın fiyatlarında 4 bin 400 dolar seviyesi önemli bir eşik olacak ve bunun üzerine çıkmakta zorlanabiliriz. Üstünde ise 4 bin 550 dolar seviyesi bulunuyor," dedi.
Gümüş tarafında yüksek faizlerin etkisinin sürdüğünü söyleyen Ergezen, gümüşün altına göre daha güçlü bir seyir izlemesini beklediğini ifade etti. Gümüşteki volatilitenin altına nazaran daha belirgin olduğunu belirten Ergezen, "Gümüşün endüstriyel gelişmelere daha duyarlı olması bu durumu etkiliyor. Büyüme endişeleri gümüş tarafında daha net hissediliyor. Altın-gümüş rasyosunun 60 seviyelerine düşmesi durumunda gümüşün altına göre avantajlı olacağı söylenebilir. Eğer savaşın kötüleşeceği beklentisi yoksa veya faiz artırma ihtimalleri artmazsa, önümüzdeki 1-2 aylık süreçte gümüşün altına göre daha iyi bir performans göstermesi beklenebilir," şeklinde görüşlerini paylaştı.






































