Orta Asya'da Kazakistan ile Özbekistan arasında yer alan Aral Gölü, 1960'lı yıllardan itibaren hızla küçülerek yaklaşık yüzde 90'ı kurudu. Bu süreç, göl tabanında biriken organik maddelerin havayla temas etmesine ve ayrışarak atmosfere karbondioksit salmasına yol açtı. Bilim insanları, bu mekanizmanın 1960 yılından bu yana yaklaşık 748 milyon ton karbondioksit salınımına neden olduğunu tespit etti.
Gölün kuruyan tabanındaki karbon, suyun çekilmesiyle havayla temas ederek ayrışmaya başlıyor. Bu süreç, küresel ısınmayı hızlandıran sera gazlarının atmosfere salınımını artırıyor. Araştırmacılar, gölün yeniden suyla kaplanması durumunda yaklaşık 605 milyon ton karbondioksit salınımının önlenebileceğini hesapladı.

Aral Gölü'nün yeniden suyla buluşturulması, bölgedeki ekosistemin yeniden canlanmasına ve karbon salınımının azaltılmasına katkı sağlayabilir. Ancak, bu hedefe ulaşmak için su yönetiminin iyileştirilmesi, sulama sistemlerinin geliştirilmesi ve bölge ülkeleri arasında iş birliğinin sağlanması gerekiyor. Uzmanlar, Aral Gölü'ndeki bu durumun, dünyanın farklı bölgelerinde kurumaya başlayan diğer göller için de önemli bir uyarı niteliği taşıdığını vurguluyor.













































