Hollanda Merkez Bankası (DNB), artan jeopolitik huzursuzlukları gerekçe göstererek, ABD ve Kanada'da bulunan yaklaşık 86 ton altın rezervini Londra'ya taşıdı. Bu operasyon, Mart-Ağustos 2026 döneminde gerçekleştirildi ve Londra'daki rezervlerin likiditesini artırmayı, krizlere hazırlığı güçlendirmeyi ve risk dağılımını dengelemeyi hedefledi.
Fransa Merkez Bankası ise New York'ta tuttuğu son 129 ton altını fiziksel olarak Paris'e taşımak yerine sattı ve Avrupa'da Londra Külçe Piyasası Birliği (LBMA) standartlarına uygun yeni külçeler satın aldı. Bu işlemler sonucunda Temmuz 2025 – Ocak 2026 tarihleri arasında 12,8 milyar avro tutarında olağanüstü sermaye kazancı sağlandı.
Bu gelişmeler, Avrupa merkez bankalarının altın rezervlerini daha güvenli ve erişilebilir merkezlere taşıma stratejilerini yansıtmaktadır. Hollanda'nın Londra'ya taşıdığı altınların bir kısmı alım satım yoluyla, bir kısmı ise fiziksel olarak nakledildi. Fransa ise eski külçelerini satarak yeni ve daha yüksek saflıkta külçelerle değiştirdi. Bu adımlar, kriz anlarında rezervlere daha hızlı erişim sağlama ve rezervlerin değerini artırma amacını taşımaktadır.
Almanya'nın yaklaşımı ise bölgesel bir genel politikadan ziyade münferit kararlar alındığını göstermektedir. Deutsche Bundesbank, 2013-2017 yılları arasında 674 ton altını Frankfurt'a taşımıştır. 2025 sonu verilerine göre Almanya'nın toplam 3.350 tonluk altın rezervinin dağılımı şu şekildedir:
- Frankfurt: 1.710 ton (En büyük depolama merkezi)
- New York: 1.236 ton (Toplam rezervin yaklaşık %37'si)
- Londra: 404 ton
Almanya'nın son iki yılda bu dağılımda büyük bir değişikliğe gitmemesi, Avrupa genelinde merkez bankalarının altın rezervlerini taşıma ve çeşitlendirme stratejilerinin farklılık gösterdiğini ortaya koymaktadır.








































