Avrupa, 2026 yazında olağanüstü sıcaklıklar ve kuraklıkla karşılaştı. Copernicus İklim Değişikliği Servisi'nin raporuna göre, haziran-ağustos döneminde Batı Avrupa, son on yılın ortalamasının 2,5°C üzerinde bir yüzey hava sıcaklığıyla kayıtlara geçti. Bu durum, Batı Avrupa'nın tarihindeki en sıcak yaz olarak kaydedildi.
Kıtanın genelinde, haziran ve ağustos ayları arasında sıcak hava dalgaları etkili oldu. Batı Avrupa'nın en az yüzde 60'ı, 17 gün boyunca 30°C'nin üzerinde sıcaklıklarla mücadele etti. Bu süre, 2003'te 11 gün, 2025'te ise 7 gün olarak kaydedilmişti.
Samantha Burgess, Copernicus İklim Değişikliği Servisi'nde iklim stratejisi lideri, "Bu yaz, tek bir rekor değil, birden fazla rekorun aynı anda kırıldığı bir dönemdi" dedi. "İklim değişikliğinin etkileri, sıcaklık, kuraklık ve orman yangınları gibi birbiriyle bağlantılı krizlerle kendini gösteriyor."
Uzmanlar, bu tür aşırı hava olaylarının, fosil yakıt kullanımının artmasıyla daha da yoğunlaştığını belirtiyor. Bu durum, enerji, tarım ve su güvenliği gibi alanlarda kalıcı riskler oluşturuyor. Ayrıca, deniz yüzeyi sıcaklıklarının rekor seviyelere ulaşması ve nehir debilerinin son 30 yılın en düşük seviyelerine inmesi, ekosistemleri ve su kaynaklarını olumsuz etkiledi.
Avrupa Orman Yangını Bilgi Sistemi'ne göre, 2026 yılında yangın risk ve yayılım koşulları kaydedilen en kötü seviyeye ulaştı. Eylül ayı sonu itibarıyla 680 bin hektarlık alan yandı. Yangınlardan çıkan duman, son 20 yılın ortalamasından yüzde 30 daha fazla ince parçacıklı madde yaydı.
Bu gelişmeler, Avrupa'nın iklim değişikliğiyle mücadelede daha güçlü uyum ve hazırlık önlemleri alması gerektiğini gösteriyor. Uzmanlar, fosil yakıt kullanımının azaltılması, binaların gölgelendirilmesi, şehirlerin yeşillendirilmesi ve hastaneler ile okullara klima kurulması gibi önlemlerin önemine dikkat çekiyor.















































