Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Suriye'nin başkenti Şam'ı ziyaret etti ve burada gazetecilere açıklamalarda bulundu.
Bakan Göktaş, devlet koruması altındaki çocuklar ve koruyucu aile hizmetleri hakkında şunları ifade etti:
"Hiçbir şey şefkatin ve sağlıklı bir aile sıcaklığının yerini tutamaz. Bu nedenle korumamız altındaki her bir çocuğun eğitimini, gelişimini ve sosyal faaliyetlerdeki başarısını önemsiyoruz. Mümkün olan her durumda aile koşullarını iyileştirerek çocuklarımızı yeniden aileleriyle buluşturuyoruz. Önceliğimiz aile odaklı hizmetlerdir. Devlet korumasına aldığımız çocuklar, ilk kabul birimine alındıktan sonra yaptığımız mesleki çalışmalarla ailelerine dönmelerini sağlıyoruz ya da bu mümkün değilse koruyucu aile ile evlat edinme hizmetlerine yönlendiriyoruz.
Türkiye'de 2002 yılında AK Parti göreve gelene kadar devlet koruması denince akla toplu yurtta kalan çocuklar gelirdi. Bugün ise 10-12 kişilik ev tipi modelimizle çocuklarımızı daha sıcak bir ortamda yetiştiriyoruz. Çocuk evlerimiz ve çocuk evleri sitelerimizde çocuklarımız aile sıcaklığına yakın ortamlarda büyüyorlar."
Bakan Göktaş, Suriyeli yetkililerle gerçekleştirilen görüşmelerde, özellikle kadın, çocuk, aile ve engellilik alanlarında Türkiye'nin edindiği büyük tecrübeleri paylaşma konusundaki kararlılıklarını da vurguladı.
Göktaş, sözlerine şöyle devam etti:
"Suriyeli yetkililer, geçmişte Esad döneminde yaşanan kayıp vakaları ve koruyucu aile sistemi altındaki travmalar nedeniyle başlangıçta bu konuda çekimser kalmışlardı. Ancak kendi sistemimizi anlattıktan sonra Suriye’de terk edilmiş bebekleri koruyucu ailelere vermeye başladılar. Dolayısıyla, Emine Erdoğan’ın himayesinde yürüttüğümüz koruyucu aile modelimizi örnek olarak uygulamaya başladılar.
Suriye'de Türkiye'ye minnettar olan bir ülke gördüm ve her zaman ifade ettiğim gibi, en zor zamanlarında onların yanında olduk ve olmaya da devam edeceğiz."
Bakan Göktaş, yaşlı bakımı, huzurevleri ve gündüz aktif yaşam merkezleri ile ilgili de önemli bilgiler verdi:
"Toplumdaki alışkanlıkların değişmesi ve yalnızlaşma nedeniyle huzurevi talepleri artmıştır. Eskiden birini huzurevine yerleştirmek yadırganırken, artık bu durum normalleşmiştir. Biz huzurevlerinde önceliği kimi kimsesi olmayan ve bakıma ihtiyaç duyan yaşlılara vermekteyiz. Bunun yanı sıra, Sağlık Bakanlığı'nın çalışmaları kapsamında aktif ve sağlıklı yaşlanmayı destekleyerek yaşlılarımızı evlerinde, kendi sosyal çevrelerinde bakılabilecekleri kadar desteklemeyi amaçlıyoruz. Kuruluş eksiğinden ziyade yalnızlıktan kaynaklanan bu ihtiyaçlar doğrultusunda, özellikle yaşlanan nüfusun olduğu illerde yerel yönetimlerle iş birliği yaparak şu ana kadar 43 adet gündüz aktif yaşam merkezi açtık ve yenilerini açmaya devam ediyoruz. Türkiye'de yalnız yaşayan 65 yaş üstü 1,8 milyon vatandaşımız bulunmaktadır; yalnız yaşayan vatandaşlarımızın oranı gençleri de kapsayacak şekilde yüzde 20,5 seviyesine ulaşmıştır."
Dijital bağımlılık ve sosyal medya düzenlemeleri konusuna da değinen Bakan Göktaş, şu açıklamalarda bulundu:
"Sosyal medya platformlarının kaydırma özellikleri ve yapay zeka algoritmaları, çocuklarda ekran ekonomisi yaratarak uykuyu bozmakta, depresyon, kaygı ve konsantrasyon oranlarını yüzde 48 oranında düşürmektedir. Yaptığımız çalışmalar, çocuklarımızın sosyal medyada günlük ortalama 3,5 saatten fazla vakit geçirdiğini, ancak çocukların ekran başında kaldıkları sürenin farkında bile olmadıklarını göstermektedir.
Dünyada Avustralya ve Malezya bu konuda fiilen adımlar atarken, biz de şirketlere geniş yetkiler veren sistemler yerine e-Devlet üzerinden giriş öngören, veri paylaşımı yapmayan daha kontrollü ve güvenli bir yönetmelik hazırlığı yürütüyoruz.
Dijital ayak izi konusunda yeterli farkındalığın olmaması büyük bir risk oluşturmaktadır. Ailelerin, çocukların dijital kullanımıyla baş edemeyip devlet koruması talep ettiği durumlarla karşılaşabiliyoruz. Bu doğrultuda UNICEF ile ortak çalıştaylar düzenleyerek hem dijital okuryazarlığı öğretiyor hem de toplumsal farkındalık oluşturuyoruz.
Roblox ve Discord gibi platformlara yönelik mahkeme kararlarıyla erişim engelleri getirilmiş olup, oyunlarla ilgili yeni bir yönetmelik çıkarılması ve 15-18 yaş grubuna yönelik içeriklerin ayrıştırılması planlanmaktadır.
KADEM ile ortaklaşa 21-22 Kasım tarihlerinde düzenleyeceğimiz Kadın ve Adalet Zirvesi "Kurgulanmış Güzellikler" teması ile gerçekleşecek. Bu zirve ile sosyal medyada sunulan yapay ve idealize edilmiş güzellik algılarına karşı farkındalık oluşturmayı hedefliyoruz."
Bakan Göktaş, nüfus politikaları, aile ve gençlere yönelik destekler konusuyla ilgili de şunları söyledi:
"Genç nesillerde aile yapısının ve kardeş sayısının azalmasıyla birlikte kardeşsiz bir topluma doğru gittiğimizi ve bunun ilerleyen yaşlarda yalnızlık ve bakım ekonomisi açısından büyük bir tehlike oluşturduğunu vurgulamak istiyorum.
Bakanlık olarak 18-29 yaş arasındaki 120 bin çiftimizi evlendirdik, bu çiftlerden 19 bine yakın bebek dünyaya geldi ve toplamda 25 milyar lira doğum yardımı yaptık. Gençlerimizi desteklemek amacıyla evlilik kredisinden yararlananlara İŞKUR'da öncelik tanıyacağımızı, ayrıca Bakan Murat Kurum'un açıkladığı yeni sosyal konutlarda ve kiralık konutlarda 18-29 yaş arası gençler ile çocuklu ailelerin öncelikli olacağını belirttik."
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Suriyeli yetkililerin Türkiye'nin koruyucu aile sistemini örnek alarak ülkede terk edilmiş bebekleri koruyucu ailelere vermeye başladığını söyledi.
"Önceliğimiz aile odaklı hizmetler"
"Suriye'de Türkiye'ye minnettar olan bir ülke gördüm"
"Şu ana kadar 43 adet gündüz aktif yaşam merkezi açtık"
"Çocuklarımız sosyal medyada günlük ortalama 3,5 saatten fazla vakit geçiriyor"
"Oyunlarla ilgili yeni bir yönetmelik çıkarılması planlanıyor"
Gençlere evlilik kredisi desteği








































