- Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu kapsamında bulunduğu ABD'de, BM Küresel İlkeler Sözleşmesi tarafından tanıtılan Sürdürülebilir Kamu Alımları Uygulama Çerçevesi'nin tanıtıldığı Sürdürülebilir Kamu Alımı Üst Düzey Forumu'nda konuştu.
Kacır, sürdürülebilirlik hedeflerinin ilerletilmesinde kamu alımlarının güçlü bir araç olduğunu vurgulayarak, hükümetlerin, şirketlerin ve büyük alıcıların tercihlerinin piyasaları şekillendirdiğini, talebi yönlendirdiğini ve yatırımlara yön verdiğini belirtti. Talebin daha temiz malzemelere, kaynak verimliliği sağlayan ürünlere, düşük karbonlu teknolojilere ve daha dayanıklı tedarik zincirlerine yönelmesi durumunda sanayinin buna yanıt verdiğini, yatırımların buna paralel olarak geliştiğini, inovasyonun hızlandığını ve yeni teknolojilerin rekabetçi hale gelmeleri için ihtiyaç duydukları ölçeğe ulaştığını aktardı.
Bakan Kacır, "Dolayısıyla sürdürülebilir kamu alımları, daha çevreci ürünlerin satın alınmasının ötesine geçiyor. Sanayi dönüşümünü hızlandırmak için talebin gücünden yararlanıyor." dedi. Hükümetlerin bu süreçte önemli bir sorumluluğu bulunduğunu belirten Kacır, Türkiye'nin gelişen teknolojiler alanında da benzer piyasa şekillendirme yaklaşımını uyguladığını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan Türkiye'nin yapay zeka eylem planının "fark et, istifade et, üret ve yönet" olmak üzere dört temel eksen üzerine kurulduğunu dile getiren Kacır, bu planın insan odaklı ve güvenilir bir yaklaşımla desteklendiğini aktardı. Kamu alımlarını inovasyonu teşvik edecek şekilde kullanmayı hedeflediklerini belirten Kacır, "Daha geniş hedeflerimiz kapsamında, toplam kamu yatırım programı bütçesinin en az yüzde 2'sini yapay zeka projelerine ayırma konusunda net bir hedef belirledik." dedi.
Bu hedef doğrultusunda yenilikçi çözümlerin pilot aşamanın ötesine geçmesini, ölçek kazanmasını ve küresel ölçekte rekabetçi hale gelmesini amaçladıklarını aktaran Kacır, kamu alımlarının öngörülebilir düzenlemeler, finansmana ve teknolojiye erişimle desteklenen net ve uzun vadeli talep sinyalleri sağlayabileceğini ifade etti. Ayrıca bu dönüşümün kapsayıcı olmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.
Kacır, özellikle gelişmekte olan ekonomilerdeki KOBİ'lerin değişen standartlara uyum sağlayabilmesi ve sürdürülebilir değer zincirlerine katılabilmesi için desteğe ihtiyaç duyduğunu dile getirdi. Türkiye'nin 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda yeşil dönüşümü sanayi ve teknoloji politikalarının merkezine yerleştirdiğini belirten Kacır, "Yeşil dönüşüm programımız aracılığıyla, yeşil dönüşümü hedefleyen sanayi tesislerine teşvikler sağlayarak 3 milyar doların üzerinde yatırımı harekete geçirmeyi hedefliyoruz." dedi.
Dünya Bankası ile yeşil dönüşümü, kaynak verimliliğini ve inovasyonu desteklemek amacıyla toplam 1 milyar dolar değerinde üç proje başlattıklarını belirten Kacır, ayrıca Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası, Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası ve Uluslararası Finans Kurumu ile Türkiye Endüstriyel Karbonsuzlaştırma Yatırım Platformu'nu kurduklarını kaydetti. Bu platformun 2030 yılına kadar 5 milyar avronun üzerinde finansmanı harekete geçirmeyi hedeflediğini aktardı.
Kacır, Türkiye'nin Avrupa'nın en büyük güneş paneli üreticisi ve en büyük beş rüzgar türbini üreticisinden biri olduğunu belirterek, yenilenebilir enerjinin sürdürülebilir kamu alımları süreçleriyle birlikte enerji politikasının merkezine yerleştirildiğini ifade etti. Türkiye'nin her yıl yaklaşık 8 gigavat yeni güneş ve rüzgar enerjisi kapasitesi eklediğini de sözlerine ekledi.
Bütün bu çabaların Türkiye'nin ortak bir küresel sorunu ele alma konusundaki kararlılığını yansıttığını belirten Kacır, birbirine bağlı değer zincirlerinde ilerleme sağlanabilmesi için daha güçlü uluslararası işbirliğinin önemine dikkat çekti. Sürdürülebilirlik taahhütlerinin eylemlere dönüştürülmesine yönelik pratik bir katkı olarak Sürdürülebilir Kamu Alımları Uygulama Çerçevesi'ni memnuniyetle karşıladıklarını aktardı. Kacır, "Ortak görevimiz, bu taahhütleri, her ölçekten işletme için fırsatları genişletirken aynı zamanda yatırımı, inovasyonu ve dayanıklılığı teşvik eden kamu alımı kararlarına dönüştürmektir." dedi.
Türkiye'nin hükümetler, uluslararası kuruluşlar ve özel sektörle işbirliği içinde katkı sunmaya hazır olduğunu ifade eden Kacır, sürdürülebilir kamu alımlarını kapsayıcı ve sürdürülebilir kalkınmanın itici gücü haline getirmek için birlikte çalışma çağrısında bulundu.










































