ABD'de ara seçimlere 43 gün kala Donald Trump, ekonomik kriz, yargı kararları, parti içi eleştiriler ve üç medya kuruluşuna getirilen kısıtlamalarla karşı karşıya. Temsilciler Meclisi’nde Demokrat çoğunluk beklentisi, Beyaz Saray’a yönelik yeni azil ve soruşturma senaryolarını gündeme getiriyor.
Son dönemlerde mahkeme kararları, Cumhuriyetçi adayların eleştirileri ve kamuoyu desteğindeki dalgalanmalar, Trump’ın durumunu ağırlaştırdı. İran savaşının yarattığı ekonomik çıkmaz ve yapay zekanın oluşturduğu güvensizlik ortamı, Trump'ın sonunu hazırlamış olabilir. Üç haber kuruluşunun Beyaz Saray’a erişiminin engellenmesi kararı, Trump'ın halkı kızdıran son hamlesi oldu. MS NOW, CNN ve POLITICO'nun basın izinlerinin kaldırılması, özgür basına bir saldırı olarak değerlendirildi. Bu medya kuruluşları, karara karşı yargı yoluna başvuracaklarını duyurdu. Trump ise kararını "Özgür basına değil, yalan haberlere karşı savaş açıyorum!" sözleriyle savundu.
Yönetim genelinde yaşanan gerilimlerin arkasında bir dizi siyasi, hukuki ve ekonomik gelişme yer alıyor. ABD Merkez Bankası (Fed), Trump’ın iradesine karşı faiz artırımına gitti. Bu adım, konut kredisi faizlerinin 19 ayın en yüksek seviyesine çıkması ihtimalini doğururken, başkanın ekonomi politikalarına duyulan güven eksikliği olarak değerlendirildi. Aynı dönemde ABD Yüksek Mahkemesi, Trump’ın posta yoluyla kullanılan oyları kısıtlama planını reddetti. Bir federal hakim ise Kennedy Center’a kendi adını verme girişimini engelledi.
Florida Cumhuriyetçi Temsilcisi María Elvira Salazar, Göç ve Gümrük Muhafaza (ICE) kurumunun aşırıya kaçtığını ve Latin kökenli seçmenlerin "ihanete uğramış hissettiğini" ifade etti. Ekonomik tarafta ise benzinin galon fiyatı geçen yıla göre 1,24 dolar artarken, dizel fiyatları rekor seviyeye ulaştı. Yürütülen İran savaşı, artan akaryakıt maliyetleri ve gümrük vergileriyle birleşerek seçmenler üzerindeki enflasyon baskısını artırıyor. Temsilciler Meclisi’ndeki Demokratların çoğunluğu elde etme beklentisi, Trump yönetimi ve ailesine yönelik olası soruşturma sinyallerini artırıyor.
Yaklaşan ara seçimler öncesinde Beyaz Saray personelinde ayrılıklar yaşanırken, Trump’ın kalan veya kendisine sadık gördüğü isimlere toplu görev affı çıkaracağı öngörülüyor. İlk Trump yönetiminde görev alan ve Beyaz Saray Özel Kalem Müdür Yardımcısı Stephen Miller’ın eşi olan yayıncı Katie Miller, X platformunda şu ifadeleri kullandı: "İlk Trump yönetiminin ardından ailemiz, Başkan Trump'a yönelik Demokratlar öncülüğündeki çok sayıda taraflı soruşturma nedeniyle avukatlara sahip olmadığımız parayı harcadı. Birçok arkadaşımın sırf ülkelerine hizmet ettikleri için pahalı yasal faturaları nasıl ödeyeceklerini bilemeyişlerini izledim. Demokratların bunu tekrar yapmayacağına beni ikna edemezsiniz."
İki kez azil istemiyle yargılanan ilk başkan olan Trump, 2027-2028 yıllarındaki olası bir azil mücadelesine karşı hazırlık yapıyor. Cumhuriyetçilerin Senato’daki kontrolünü koruduğu veya Senato’da üçte iki çoğunlukla görevden alma tehdidi bulunmadığı sürece Trump’ın mücadeleye hazır olduğu vurgulandı. Kıdemli bir danışman, Trump’ın Senato aritmetiğine güvendiğini belirterek "Başkan 67'ye kadar sayabilir ve Washington D.C.'deki herkesten çok daha cesur" değerlendirmesini yaptı.
Bu durum, Trump'ın karşılaştığı zorlukların arttığını gösteriyor. 🤔








































