Türkiye'nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya'da gerçekleştirilecek dünyanın en büyük iklim zirvesi COP31'de öne çıkacak temalardan biri "Sıfır Atık" olacak. Bu tema çerçevesinde döngüsel ekonomi uygulamalarının yaygınlaştırılması, gıda israfının önlenmesi ve atık kaynaklı metan emisyonlarının azaltılması yoluyla atık yönetiminin iklim değişikliğiyle mücadeledeki rolünün güçlendirilmesi hedefleniyor.
Sıfır Atık Hareketi'nin 2017 yılında Emine Erdoğan liderliğinde başlatıldığını belirten Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, bu hareketin küresel ölçekte önemli bir savunuculuk platformuna dönüştüğünü ifade etti.
Ağırbaş, Türkiye'nin öncülüğünde yürütülen sıfır atık çalışmalarının dünya iklim gündeminde daha güçlü bir yer edindiğini belirterek, sıfır atığın artık sadece bir atık azaltım politikası değil, aynı zamanda iklim politikası olarak tartışılmaya başlandığını söyledi. 31 yıldır düzenlenen BM İklim Değişikliği Konferansları'nda atık konusunun geçmişte yeterince önemsenmediğini ifade eden Ağırbaş, COP31 ile birlikte sıfır atığın iklim gündeminde daha güçlü bir konuma geleceğini vurguladı.
Sıfır atık yaklaşımının yalnızca teknik bir atık yönetim modeli olmadığını dile getiren Ağırbaş, "COP31'de sıfır atık, iklim ajandasının ana maddelerinin başında geliyor. Bu bağlamda, COP31 sıfır atık için bir dönüm noktası olacak." değerlendirmesinde bulundu.
Atıkların metan emisyonlarının artmasının başlıca nedeni olduğunu ifade eden Ağırbaş, COP31 kapsamında metan azaltımı ve döngüsel ekonomi konularında çalışmaların yürütüleceğini aktardı. Plastik kirliliğinin de önemli başlıklardan biri olacağını belirten Ağırbaş, "Plastik üreticileri, sektör temsilcileri, bankalar, yerel topluluklar ve diğer paydaşlarla birlikte hareket edilmesi gerekiyor. Biz yasaklara karşıyız. Temel olarak, toplumsal bir bilinç ve uzlaşı ile bir şeyleri ortaya koymamız lazım." dedi.
Türkiye'nin plastik kullanımını azaltırken doğada daha kolay çözünebilen alternatif ürünlerin geliştirilmesi konusunda öncü olabileceğini, bu alanda çalışma grupları oluşturduklarını aktardı. Atıkların yönetim stratejilerinden çok kaynağında engellenmesi gerektiğine dikkat çeken Ağırbaş, "Atık krizi için bulacağımız en kolay çözümlerden biri atığı üretmemek. Atığı dönüştüreceğiz, dönüştürmek zorundayız. Bunlar önemli çalışmalar ama atığı üretmemek en büyük tercih olmalı." şeklinde konuştu.
Türkiye'de sıfır atık kapsamında önemli bir dönüşüm yaşandığını ve bu alanda yapılan çalışmaların COP31'e zemin hazırladığını belirten Ağırbaş, geri dönüşüm oranlarının arttığını, 2017 yılı itibarıyla yüzde 10 seviyesinde olan geri dönüşüm oranının yüzde 30'lara ulaştığını ifade etti.
Ağırbaş, Etiyopya'nın başkenti Addis Ababa'da yapılacak COP32 öncesinde bu ülke ile işbirliği anlaşmaları imzalayarak orada görev alacak personele eğitim verdiklerini aktardı. COP31'de alınacak kararların devamlılığını sağlamak için şimdiden COP32 ile ilgili hazırlıklar yaptıklarını belirten Ağırbaş, "COP31 bağlamında bir dijital koordinasyon merkezini kurduk. 1000'den fazla kurum başvurusu geldi. İnsanlar bize dertlerini anlatıyorlar. Bizim ekiplerimiz birebir görüşme yapıyorlar ve bu görüşmelerle beraber insanlara çözüm yolları öneriyoruz." dedi.
Ağırbaş, COP31'de küresel atık yönetimi hakkında belediye başkanlarıyla konuşacaklarını ve döngüsellikle ilgili çeşitli çalışmalara imza atacaklarını ifade etti. Sıfır atığın artık yalnızca atık azaltımı olarak değil, iklim politikalarının önemli bir unsuru olarak ele alındığını vurgulayan Ağırbaş, COP31'in sıfır atık yaklaşımı için bir dönüm noktası olacağını sözlerine ekledi.











































