Fransa'nın güneybatısında, MasCoop adlı 11 haneli konut kooperatifi, sürdürülebilir mimarinin sadece zenginlere değil, dar gelirli ailelere de sunulabileceğini kanıtlıyor. Bu proje, geleneksel betonarme binaların aksine, tamamen doğal malzemelerle inşa edilen evleriyle dikkat çekiyor.
Binaların ana taşıyıcı yapısı tamamen ahşaptan oluşturulurken, yalıtımda doğal ahşap yünü ve selüloz lifleri kullanılıyor. Bu özel yalıtım kombinasyonu, evlerin kışın sıcaklığı içeride tutmasını, yazın ise serin kalmasını sağlıyor. Sentetik kimyasallar yerine doğadan elde edilen bu malzemeler, binaların nefes almasına olanak tanıyor.
İç mekânlarda ise binlerce yıllık bir gelenek modern mühendislikle buluşturulmuş. Evlerin iç duvarlarında ham toprak tuğlalar tercih edilirken, bu duvarların üzeri özel bir toprak sıva ile kaplanıyor. Fırınlanmadan, tamamen doğal yollarla kurutulan bu tuğlalar, odalardaki nem dengesini optimize ediyor ve yapay iklimlendirme cihazlarına olan ihtiyacı minimuma indiriyor.
MasCoop, bölgesel yönetimden aldığı kamu destekleriyle maliyetleri düşürerek, sürdürülebilirliğin sadece zenginlere mahsus olmadığını gösteriyor. Kooperatif, tüzüğündeki "evlerin satışından kar elde edilemez" maddesi sayesinde bu evlerin ekonomik kalmasını güvence altına alıyor. World Habitat Awards tarafından bronz ödüle layık görülen MasCoop, sakinlerinin benimsediği bahçecilik, su tasarrufu ve yeşil ulaşım kültürüyle, geleceğin şehirlerine ilham veren bir düşük karbonlu yaşam modeli sunuyor.










































