Küresel elektrik üretiminde güneş ve rüzgâr enerjisinin nükleer enerjiyi geçmesi, yenilenebilir enerjinin yükselen önemini ve fosil yakıtlara olan bağımlılığın azalmasını gösteriyor. Bu gelişme, çevre dostu enerji üretiminin artan küresel talebini ve teknolojik ilerlemeleri yansıtıyor.
2025 yılında, küresel güneş enerjisi kapasitesi 510 GW artışla 2.383 GW'a, rüzgâr enerjisi kapasitesi ise 159 GW eklenerek 1.291 GW seviyesine ulaştı. Aynı dönemde nükleer enerjinin kurulu kapasitesi yalnızca 1,5 GW artarak 399,5 GW'a yükseldi. Bu veriler, yenilenebilir enerji kaynaklarının hızlı büyümesini ve nükleer enerjinin daha yavaş bir artış gösterdiğini ortaya koyuyor.
2025 yılında nükleer santraller küresel çapta 2.703 TWh elektrik üreterek yıllık bazda %1,1'lik bir artış kaydetti. Ancak bu artışın büyük kısmı tek başına Çin'den geldi; Çin'deki nükleer üretim %7,6 artarken, Çin dışındaki ülkelerde nükleer elektrik üretimi %0,2 gerileyerek 2006 seviyesinin dahi altında kaldı. Sonuç olarak, nükleerin küresel elektrik üretimindeki toplam payı %8,8'e düşerek son 45 yılın en düşük seviyesini gördü.
Bu gelişmeler, yenilenebilir enerjiye yapılan devasa yatırımların ve teknolojik ilerlemelerin somut bir sonucu olarak öne çıkıyor. Güneş ve rüzgâr enerjisindeki hızlı büyüme, fosil yakıtlara olan bağımlılığın azalmasına ve daha temiz bir enerji geleceğine doğru önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.












































