Türkiye'nin en etkili insan kaynakları konferansı New HR Summit 2026 tüm hızıyla devam ediyor. Konferansta sahne alan Turkcell Çalışan Deneyimi Direktörü Nurullah Er, "Çalışan Deneyiminin Kalbine Yolculuk" başlıklı sunumunu gerçekleştirdi.
Er, çalışan deneyiminin yalnızca kullanılan sistemler ve teknolojiler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Çalışanların bu süreçlerde ne hissettiği ve bu duyguların deneyimin önemli bir parçası olduğunu kaydetti.
Nurullah Er, davranış bilimi ve hafızanın çalışan deneyimini anlamak açısından kritik olduğunu belirterek, yaşananların önce duyguya, ardından hisse dönüştüğünü ifade etti. Bu hissin farklı anketlerle ölçülmeye çalışıldığını belirten Er, burada yalnızca anket sonuçlarına değil, çalışanın yaşadığı sürece yüklediği anlama ve bu deneyimin zihninde bıraktığı izlere odaklanılması gerektiğine dikkat çekti.
Çalışanların İK süreçlerini yalnızca prosedürler üzerinden değerlendirmediğini belirten Er, çalışanların verdikleri emeğin görülüp görülmediğini ve organizasyondaki yerlerinin ne olacağını sorguladığını kaydetti. Aynı performans sürecinin farklı deneyimler yaratabileceğine dikkat çeken Er, rakam odaklı bir değerlendirmenin emeğin görüldüğü bir görüşmeden farklı sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Çalışan deneyiminin yalnızca anlık aktiviteler ve iç iletişim çalışmalarıyla oluşturulamayacağını belirten Nurullah Er, çalışanların o anki memnuniyeti ile şirkete duydukları bağlılığın birbirinden farklı olduğunu ifade etti.
Çalışanların kendilerini değerli ve güvende hissettiği bir ortam oluşturmanın tek bir departmanın sorumluluğunda olmadığına dikkat çeken Er, deneyimin bütünsel bir konu olduğunu vurguladı. Bu noktada iletişimin de önemli olduğunu belirten Er, çalışanların "Ne oldu?", "Neden oldu?" ve "Bu beni nasıl etkileyecek?" sorularına net yanıtlar verilmesi gerektiğini söyledi. Bu soruların yanıtsız bırakılması halinde çalışanların oluşan boşlukları doğru veya yanlış bilgilerle doldurabileceğini ifade etti.
Çalışan deneyimi alanında birçok teknolojik aracın kullanıldığını belirten Nurullah Er, bu araçların tek başına yeterli olmadığını vurguladı. Teknolojinin bir amaç değil, çalışan deneyimini destekleyen bir araç olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Er, kağıt üzerinde tasarlanan İK süreçlerinin çalışanlarda nasıl bir his yarattığının da dikkate alınması gerektiğini söyledi.










































