Streeting, Başbakan Andy Burnham tarafından duyurulan "Ulusal Bilgi Savunma Merkezi" hakkında detaylar paylaştı.
Kara, deniz, hava ve siber alanlarda İngiltere'yi korumaları gerektiğini vurgulayan Streeting, hasmane tutum sergileyen ülkelerin propagandalarına karşı da mücadele edeceklerini belirtti.
Bu mücadele için askeri yetkililerin yer alacağı bir yapı oluşturulacağını ifade eden Streeting, yapay zekanın olumsuz kullanımı ve dezenformasyonla mücadelede bu merkezin önemli bir rol oynayacağını dile getirdi.
Streeting, "Savunmaya ve kabiliyetlerimize yapılan yatırımların artmasıyla, bize yönelik tehdit seviyesi düştü. NATO müttefiklerimizle birlikte gösterdiğimiz karşılık, Rusya'nın İngiltere ya da NATO müttefiklerine saldırmayı iki kere düşünmesine neden oluyor." dedi.
Ayrıca, ABD ile İngiltere'yi bu yılın başında karşı karşıya getiren Chagos Adaları'nın Mauritius'a iade konusuna da değindi.
ABD'nin de kullandığı İngiliz üssü Diego Garcia'nın bulunduğu Chagos Adaları'nın Mauritius'a iade anlaşmasının gözden geçirileceğini belirten Streeting, "Gözden geçirmek zorundayız çünkü ABD bunu desteklemiyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın bu konudaki görüşleri yeni değil ancak anlaşma konusundaki duruşunun değişmediği net bir şekilde ortada." ifadelerini kullandı.
Streeting, "Başkan Trump'ın destekleyeceği bir anlaşma yapmak için ABD'li müttefiklerimizle ve Trump ile daha fazla çalışmalıyız." şeklinde konuştu.
Chagos Adaları'ndaki Diego Garcia Üssü'nün İngiltere için önemli bir ulusal güvenlik varlığı olduğunu vurgulayan Streeting, "Bu üs bizim için önemli olduğu kadar ABD için de kritik. Üssün varlığını ve kapasitesini uzun vadede güvence altına almak gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.
Streeting, diplomasinin bu noktada devreye girdiğini belirterek, "Mauritius ile ve ABD ile anlaşmak zorundayız. Sadece Adaları iade etmek değil, üssün geleceğini güvence altına almak da önemli." dedi.
İngiltere, yaklaşık 150 yıl boyunca sömürdüğü Mauritius'a bağlı Chagos Adaları'nı 1965 yılında bu ülkeden ayırarak Britanya Hint Okyanusu Toprağı ilan etmişti.
Bu tarihten üç yıl sonra bağımsızlığını ilan eden Mauritius, Diego Garcia'nın da bulunduğu Chagos Adaları'nın Mauritius'tan ayrılmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek yasal yollar aramaya başlamıştı.
Uluslararası Adalet Divanı, 2019 yılında Chagos Adaları'nın Mauritius'tan ayrılmasını hukuka aykırı bulmuş, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu da adaların Mauritius'a iade edilmesi çağrısında bulunmuştu.
İngiltere, üzerinde ABD ile ortak kullandığı bir üssün bulunduğu Chagos Adaları'nı 2024'te Mauritius'a devredeceğini açıklamıştı.
Mauritius ve İngiltere, Mayıs 2025'te Adaların devri anlaşmasını imzalamış, Diego Garcia Üssü'nün İngiltere tarafından kullanımı 99 yıllığına kira sözleşmesine bağlanmıştı.
Sözleşmede, İngiltere'ye üs kullanımını 99 yıl sonunda 40 yıl daha uzatma hakkı tanınmıştı. Ancak anlaşma, iki ülke parlamentolarındaki onay süreçleri tamamlanmadığı için henüz yürürlüğe girmedi.
Öte yandan, ABD Başkanı Donald Trump, İngiltere'nin üssün bulunduğu Adaları Mauritius'a iade etme kararını "aptallık" ve "zayıflık" olarak nitelendirmişti.
Dönemin İngiltere Başbakanı Keir Starmer ise Trump'ın geçmişte bu konuda İngiltere'yi tebrik ettiğini, bu açıklamanın İngiltere'nin Grönland konusunda Danimarka'ya destek vermesi doğrultusunda bir misilleme olduğunu öne sürmüştü.
İngiltere hükümeti, Trump'ın eleştirilerinin ardından anlaşmayı yasalaştırmayı hedefleyen tasarıyı geri çekmişti.









































